aşk

kafam bir milyon
cemal süreya şiiri.. okuyunuz efenim.

aşk

simdi sen kalkip gidiyorsun. git.
gozlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa ben senin gozlerinsiz edemem bilirsin
oysa allah bilir bugun iyi uyanmistik
sevgiyeydi ilk acilisi gozlerimizin sirf onaydi
bir kus konmus parmaklarima uzun uzun otmustu
bir sevismek gelmis bir daha gitmemisti
yoktu dunlerde evvelsi gunlerdeki yoksullugumuz
sanki hic olmamisti

oysa kalbim iste suracikta carpiyordu
surda senin gozlerindeki bakimsiz mavi, guzel lafli ıstanbullar
surda da etin cogaliyordu dokundukca laflarin dunyalarin
oyle duzeltici oyle yerine getiriciydi ki sevmek
ki karakoy koprusune yagmur yagarken
biraksalar gokyuzu kendini ikiye bolecekti
cunku iki kisiydik

oysa bir bardak su yetiyordu saclarini islatmaya
bir dilim ekmegin bir iki zeytinin basinaydi doymamiz
seni bir kere opsem ikinin hatiri kaliyordu
ıki kere opeyim desem ucun boynu bukuk
yuzunun bitip vucudunun basladigi yerde
memelerin vardi memelerin kahramandi sonra
sonrasi iyilik guzellik.




cemal süreya
hallumzade
tarifi zor olsa da; emektir. kendinden önce onun için çabalamaktır, alınan her nefeste onu hissetmektir, canının parçası olmuştur artık.
yalnizligi sek icen dayi
evet arkadaşlar kabul etseniz de etmeseniz de aşk birtakım kimyasal tepkimeler sonucu hissettiğimiz duygu yoğunluğudur. eğer beyninizdeki aşk merkezi biliniyor ve orayı uyarırsak bir maymuna bile aşık olabilirsiniz. insanlar bu hissettiği muazzam duygunun matematik gibi formüllere dökülmesini istemez aksine edebi bir şekilde kelimelere dökülmesini ister. işte tam bu noktada edebiyatçıları sevindirecek bir şeyler söyleyeceğim. o kimyasal tepkimeler olmasa aşkı hissetmeyeceğiz doğru ama neden bakkal hüsnü amcayı gördüğümüzde o merkez uyarılmaz da mahallenin güzeli selini gördüğümüzde nöronlar savaştaymış gibi çarpışır? hayatı güzel yapan da bu detaylar değil mi zaten ? aşk güzeldir yaşayın yaşattırın ama götü başı dağıtmayın sevgili yazarlar.
1984
"kuşlar uçar senin gönlünü taklit için" diyebilecek kadar karşındakine anlam yüklemektir. Ne yazık ki her anlam yükleme biraz hayal kırıklığı içerir.
camasirlik
Bir kere mi yaşanır yoksa birden fazla mı? İnsanoğlu yıllar boyu bunu tartıştı kimisi ilk yaşanan gerçek aşktır dedi kimisi gerçek aşkı bulana kadar yaşananlar birer arayıştır dedi. Kimse sonuçta aşk var ve yaşıyoruz bunun kıymetini bilelim demedi. Hep anlam yükleme peşinde koştular aşkı yaşamayı unuttular. Sonunda bedenler arasında yaşanan fiziksel bir olaya dönüştü. Aşkı ruhtan çok bedene yükleyenler gerçek sevgiyi hiç göremediler.

Aşk birinci ikinci üçüncü beşinci değildir aşk ruhunu adayabileceğin bambaşka bir şeydir.