din

victoria
tanım: insanların doğaüstü güçlere, kutsal saydıkları türlü varlıklara, tanrılara ya da tanrı'ya inanma, tapınma biçiminde katıldıkları gizemsel olgu.

ülkemizde bireyin özgürce seçebileceği bir olgudan çok gelenek olarak kabul edilir. "gelenekler böyle buyurdu. ben hristiyanım, müslümanı veyahut yahudiyim vs." kimliklerimiz değil mi bunlar? evet, toplumun kabul ettiği kimlikler. toplum kim? bizler. toplum kimin parçası? bizlerin. dinleri yaratanlar kim? bizler. dinler niçin var? insanın tapınma ve kaçma arzusu yüzünden var. dinler gerçek mi? dinler zihnimizde ne kadar yer etmişse ve ne anlama geliyorsa o kadar gerçek. dinler insan için midir yoksa insan dinler için midir? düşünüyorum... peki dinin, insandan kazancı ne? peki ya insanın, dinden kazancı ne?
soru işaretleri...

soruyorum din, gerçek anlamda ne kadar yaşamımızda?

din gelenek midir, maneviyat mıdır?
victoria
insanı makul ve ölçülü olmaya ittiği için varlığını kabul ediyorum. ve tabii insanın yalnızlığına ortak olduğu için de. en azından benim için bu kavramın en temel vasıfları bunlar. şimdi söyle diyenler olacak " insanı savaşmaya, didişmeye iten din iken nasıl hala inanabiliyorsun..." tarzı cümleler. evet var bunlar da yok değil fakat kişi bazlı düşünüyorum. neyi nasıl kullandığıyla, nasıl benimsediği ile alakalı. hiçbir zaman net ve keskin olamadım. dinin de keskin olmadığını düşünüyorum. çünkü ihtiyacım olduğunda çoğu zaman ona sarıldım. bana yardım etti. yanımda sürekli konuşan insanlardan daha çok yardım etti. ve bunu susarak ve dinleyerek yaptı. şimdi kimse kimsenin benimsediğini kınmasın, kimse kimsenin seçitiği yaşamı eleştirmesin. din insanın içinden gelen bir şey. ister tek tanrılı din , ister çok tanrılı, ister tanrısı olmayan dini benimser ya da yeryüzündeki herhangi bir dini. dinlerin mitoloji, efsane, sanat ile iç içe olduğu da unutulmamalı. benim nezlimde hepsi birer sanat eseri ve huzur kaynağı.

Ekleme: baktım da din üzerine yazdığın ikinci girdiymiş. Gülümsetti.