salvador dali

victoria
sürrealizm ve modern sanatın en büyük temsilcilerindendir. çizdiklerine anlam veremeyen dali eserlerinden anlam çıkartmamamız gerektiğini söylemiştir. eserleri ve yaşamıyla olan ilişkisine baktığımızda dali bunu sırf bizi kandırmak için söylediğini anlıyoruz. evet kandırmaya çalıştın. yemedik. :)
acıyı temel alan sanatçımız; acının ona ilham verdiğinin farkına vardığı vakit acının üstüne kendisi gitmeye başlamıştır.
acının ondaki en büyük etkisi ise cinsel eğilimlerinde etkili olmuştur. gala ile olan ilişkisinde bu cinsel eğilimi kopukluklar yaşamalarına sebep olsa da onlar birbirine sarılmaktan vazgeçmemişlerdir. çünkü ilişkileri cinsellik temelli değildir.

gala için :

''kollarımı beline saracaktım ki küçük bir devinimle ama sanki ruhunun var gücüyle uzanan eliyle elimi tuttu. işte bu gülünecek bir şeydi; ve güldüm, vicdan azabıyla katlanan bir tedirginlikle güldüm. davranışımın zamansız bir gücenme tehlikesine yol açacağını daha başından biliyordum. ama gala, gülmeme alınacağına gururlanmış göründü. başkası olsa düş kırıklığı içinde bırakırdı ama o sanki insanüstü bir güçle daha da sıkı sarıldı elime. medyum gibi, içine doğmuş gibi, kahkahalarımın gerçek anlamını kavramıştı. bunun sıradan bir neşe kahkahası olmadığını biliyordu. gülüşüm uçarılıktan değil; karşı karşıya olduğum depremden, mutluluktan, korkudandı. işittiği bütün o korkunç, delice kahkaha fırtınalarından sonra, ona duyduğum saygıdan patlayan bu sonuncu, en beklenmedik, en yakıcı olanıydı. bu kahkaha ile kendimi onun ayaklarının altına fırlatmıştım, hem de en yüksek yerden! 'küçüğüm! birbirimizi hiç bırakmayacağız.' dedi bana.''


hayatında tek ilgi duyduğu kadın olan gala karşısında ne yapacağını bilemeyen dali; herkese karşı olan ''güçlüyüm ben!'' duruşu gala karşısında '' seninim'e '' dönüşüyor. etkilenmemek elde değil.