victorianın dine dönmesi

tuli
Yadırgamadığım olaydır. nedense yeni bir akım dine dönmek bir kaç hafta önce imana gelen kuantum fizikçileriyle ilgili bir kaç haber okudum. Hepsi tüm ihtimallere karar veren bir üst iradenin olabileceğini öne sürerek dindar olmuşlar. Bir kaç aydır benim de dinlere karşı bir sempatim vardı, fakat yeniden okumaya başladığım iki kutsal kitapta yine tatmin edici şeyler bulamadığım için ateizm silahını tekrar kafama doğrulttum.

Aydınlat biz viki ne nedir ne değildir ? Bir ışık gördüysen bize de göster. Şüphesiz ki elçilerin haberlerini paylaşmak sevapların en onurlusudur.
victoria
başlığı açılmaya değer görülmüş verdiğim bir karar.
aslında irdelenecek pek bir şey yok. bilimsel birtakım gerçeklikler, cevabı olmayan sorular olacak tabii ki. sizler bana bunları sorduğunuz zaman cevap veremeyeceğim belki. hissetmek ile alakalı. dünyaya geliş amacımın "yol olmaktan" öteye gidemediğinden bahsedebilirim mesela. tabii isterseniz. :)
öncelikle bu kararı vermeden önce çok düşündüm yaşantımı, hislerimi, isteklerimi... ruhumun uzunca bir zamandır arayışta olduğunun farkındaydım. makul olmayışımı ve ölçüsüzlüklerimi de bu bağlamda belki açıklayabilirim. denedim. denemedim değil. yaşantıma baktığımda hiçbir zaman salt inanmayan bir insan olmadım, inanan da olmadım. agnostik bir bakış açım vardı. ara ara yine gelir gider. sanırım bu bakış açımın altında yaşantıma, durumlara, insanlara olan şüpheci bakış açım yatıyor. hayatımın temeline işlemiş bu şüphecilik. herhalde helenistik dönemde yaşıyor olsaydım stoa okulunun temsilcilerinden olabilirdim. neyse bu işin geyiği. kendimce birkaç bir şey denedim. bir gün mini etek giyip dolaştım, diğer gün bara gidip vodka içtim sonraki gün de tesettürlü bir şekilde çanakkale sokaklarında gezdim. bunları yaparken hiçbir suçluluk ya da çevreme karşı herhangi bir çekincem olmadan yaptım. insanlar yaptıklarım karşısında "bu ne yaman çelişki" modundaydı. ama bilmiyorlardı ki bu victoria'nın yaşamına anlam arayışı olduğu. bilselerdi böyle tepkiler verirler miydi? belki evet belki hayır... insanız ya keskin çizgilerimiz ve katı önyargılarımız olacak. denedim ve hissettiğimi yaptım. temelinde "makul ve ölçülü olmak" fikri vardı. ben bunu tercih ettim. kimin ne düşündüğü umurumda mı? "hayır umurumda değil" diyemem. tabii ki de umurumda fakat kimseye göre yaşantımı şekillendirecek değilim.

rainmaker
beni ilgilendirmeyen bir durumdur. ama agnostik bir kafanın teizme yönelmesi, ateizme yönelmesinden daha olasıdır.

bir kafa doğrudan doğruya deizmle örtüşmüşse, ateizme ramak kalmıştır.
ve en korktuğum insanlar, hep agnostik takılanlar olmuştur; çünkü onların ne olduğunu/olacağını asla kestiremem.
velhasıl, kararına saygı duyduğum, sözlükte takıldığım müddetçe entrylerine rastladığımda durup okuduğum bir yazar.
isterse krem peynire tapsın, bana fark etmiyor. ama ben yine de, şu sıralar, kendimi, dinlemekten alıkoyamadığım bir şarkıyla entry'e son vereyim, sevenler dinlesinler. malum, 6:45'te konseri de yaklaşıyor bu güzide müzik grubunun. (ve ben gidemiyorum).

tuli
Yolculuk içinde yolculuk olmuş senin için. Fakat bir sonuca varmak yeni bir sonuç armaktan daha huzur verici ve kolaya kaçmacı bir harekettir diye düşünüyorum. Tabi kişisel düşüncem bu belki de ben yolun daha çok başında olduğum için böyle düşünüyorumdur ama iç huzura erişen yolda adımlar attığın için haddim olmayarak tebrik ederim umarım tüm kararlarından memnun kalırsın.

Bana manasız gelen tanrı kavramı üzerine bir agnostiğin karar verebilmiş olması. Ne de olsa "bilemeyizcilik" tabanlı bir düşünce ve karar verme bilinen birşey üzerine özür iradeyle seçim yapma durumudur. Laf aramızda ama zaten bir tarafa yatık duran bir gemide yolculuk ediyormuşsun. Umarım yelkenlerin seni doğru tarafa yönlendiriyordur zira bir amaca bağlanmamış ruh yolunu kaybeder.