confessions

1984

Moderatör  · 28 Mayıs 2018 Pazartesi

  1. toplam giri 86
  2. takipçi 3
  3. puan 747

suriyeli çocuğa uygulanan şiddet

1984
Geçen gün ekonomi üzerine araştırma yaparken dünyanın şu anki ekonomik durumunum 1930'lara benzediğini okumuştum. Başka bir yazıda ise1930'lardaki siyasi çalkantıların şu an yaşandığını okumuştum. Bu videoyu ve buna benzer bir kaç videoyu izledikten sonra aklıma onlar geldi. İlginç bir şekilde avrupada ve amerikada fikir hürriyetine insan haklarına ve insani değere olan saygı azalıyor. Bu da beni korkutuyor. Anladığım kadarıyla bu ekonomik ve sosyal buhran bir şekilde dünyada camı kıracak (bkz:kırık cam teorisi). Bu nedenle beni şaşırtmayan olaydır.batıda ırkçılık hızla yükseliyor.

ruh halinizi anlatan şiirler

1984
Orhan veli'nin elinden deniz kokulu bir şiir ile başlayıp:

"Mesut sanmak icin kendimi
Ne kagit isterim, ne kalem;
Dalar giderim mavisinden iceri
Karsimda duran resmin.
Giderim, deniz ceker;
Deniz ceker, dunya tutar.
ickiye benzer bir sey mi var,
Bir sey mi var ki havada
Deli eder insani, sarhos eder?
Bilirim, yalan, hepsi yalan;
Sularin kaburgalarimdaki serinligi,
Iskotada uguldayan ruzgar,
Haftalarca dinmeyen motor sesi,
Yalan."

neyzen'in dilinden ölüm kokulu bir şiir:
"Çıkmıyor bir an ciğerden
Geldi sevda hançeri
Hakkın aşkına esir ol
Duğum günlerden beri
Zikreylerim ismini ben
Gal-u beladan beri
O kadar yandım yakıldım
Unuttum her yeri"

ile devam eden bir ruh hali. Varın ne haldeyim siz düşünün.
(Not: Neyzen ve orhan velinin ortak noktası olan bir yerdeyim)

soslupirana

1984
Sözlüğümüzün pek sevgili yazarlarındandır. Gerek kişiliği ile gerek dünya görüşü ile gerek kendisini ifade edişi ile taktire şayandır. Girilerinde ki 17. yy. avrupası bohemliği özentisi dışında pek keyifle okumaktayım. Kendisine saygı duymamla beraber sözlük kurallarına olan nefretini anlamış değilim. İlk giriye tanım koymamak gibi bir huyu olması dolayısıyla bazen ters düşmekteyiz. Ama bunlara rağmen sevecen ve nezih bir aile kızıdır. Ha bir de marjinal sanıyor kendisini falan filan işte. Bir de varoluşsal sancıları varmışmış. Canım benim sen varoluşsal sancıları 16. yy. avrupasını anlatan filmlerden mi öğrendin. O dünya çoktan değişti. Film izlemeyi acilen bırakman lazım. Neymiş şu şunun gibiymiş falan. Canım azıcık varoluşçuluk bilseydin hiç bir varoluşun diğer varoluşla benzemeyeceğini her varoluşun kendine özel olduğunu bilirdin. Ama bunlara rağmen iyi yazıyorsun ve sana saygı duyuyorum. İyi ki buralardasın. Şey bir de "varoluş sancını az ötede yaşa"

goethe

1984
faust ile gönlüme taht kuran ancak bazen anlamadığım yazardır. Belki onun suçu değildir belki çeviridendir ama bazı yerler hakikaten o kadar karmaşık ki? İtalya seyahati'de baya övülüyor. Bilmiyorum belki bir gün.

varoluş sancısı

1984
ya yeter ya dediğim başlıktır. Kimi görsem varoluş sancısı çekiyor aq. Sanki 17. yüzyılda fransa ve almanya arasında küçük bir kasabada doğmuşuz hepimiz. sonra yeni fırsatlar aramaya paris'e gelmişiz. Kendimizi sanata adamışız yada derinlemesine felsefi problemlerle uğraşıyoruz gibi falan. Kimiz kardeşim biz. Acıkınca yemek sepetinden pizza söyleyen, Kaybedenler kulübünden fırlamış gibi olmak isteyen ama bunu yapamayacak insanlarız. Ne frankıl ne may ne de yalom bile (ki bunlar varoluşçuluğu felsefeden çıkararıp yaşama döken adamlar) böyle davranmazken. biz neden yoğun duygusal ve felsefi buhranlar yaşıyor gibi yapıyoruz, Bir çoğumuzun hayat planları kurallar ile sınırlarken. Kuram demişken ilk giri tanım içermelidir. (bkz:kurallar)

planotik aşkın aşırı umut verici hareketleri

1984
Üni birdeyim o zaman. Orta anadolunun kıraç topraklarından çanakkaleye yeni gelmişim. O zaman sınıftan bir kıza hafif meyil etmeye başladım. Ama aşk mı onu da bilmiyorum. Ama bişeyler oluyor işte. Güzel bir kız değildi. Ama gözleri hep hüzünlü bakardı. Sanki yardım ister gibi hep. Velhasıl kelam gün geçti ay geçti. Sınıfta bir muhabbet oluyor ben onun her dediklerinden kendime pay çıkarıyorum. Yada facede paylaştığı (o zaman insta twitter yeni tabi) her şeyde her şarkıda kendime bir anlam buluyorum. Bir gün açıldım ona. Beni hala severmi diye bekliyorum ama. Çünkü net cevapları yoktu hala. Bir süre sonra baktım ki arkadaşkarımla konuşurken bile onu arıyorum. Her muhabbetimin sonu ona bağlanıyor. Bir gece yeni kordandayız. İçiyoruz. Hayatımın en berbat ve en güzel gecesi. Omzumda ağlaya ağlaya bana bir başkasını sevdiğini söyledi. Ya ben dedim. Ya ben. Ya iyi birisisin ama seni sevmiyorum dedi. Neden dedim. Anlattım. Dedi sen kafanda neler kurmuşsun. Dedi onlara yanlış anlamlar yüklemişsin. İşte böyle
Yıllar sonra psikolojik danışma kuramları dersinde beck in bilişsel terapisine çalışıyorum. Ve olan oldu. Beck in bilişsel çarpıtmalarını gördüm. Başımdan kaynar sular döküldü. O gün anladım. Aslında o bana yönelik bir şey yapmamış. Ben gerçeği çarpıtmışım. Beni aldı bir hüzün. O güne kadar hala beni sever mi diye bekledim. O gün tüm yaşadıklarımızı gözden geçirdim. Sıkıntı bu ya. Yaşadıklarımız değil yaşadıklarımmış. Söz bu ya işte böyle. Ne zaman bir kadınına meil etsem hemen açarım beck in kitabını bilişsel çelişkilere göre değerlendiririm. Neyse olay bu gençler. Aşkın en güzeli kendi zihninizde yaşadığınız. Yalan olduğunu bile bile. Bu nedenle umut verici hareket yoktur umut verici algı vardır

amazon

1984
bir çok uluslararası yayını e kitap olarak satan. bununla birlikte üyelerinin kitapların %15-20'sini bedavadan okumasını sağlayan koca yürekli mağaza.

kitap okumak

1984
bazen okulda bazı kitapları zorunlu tutuyorlar. O kitapları okumak o kadar zor geliyor ki. Ama kendi isteğimle okumak istediğim kitaplar ise öyle keyifli okunuyor ki. Sanırım bizim milletimizde de aynı sorun var. Herkes onlara kitap oku kitap oku diyor ama milletimiz okumuyor. Neden? çünkü insanımızın içinden gelmiyor. En basitinden evladına kitap oku diyen ana babalar tüm gece tv izliyor. Hadi gelin çocuk okusun. Sözden çok eylem gerek bize. Emir cümlesinden çok iyi modeller gerek bize. bu durum ne yazık ki her yerde böyle. Oğluna yalan söyleme diye öğüt veren adamın 5 dk. sonra yalan söylemesi gibi. Her şey sözde bizde. Bu nedenle kitap okumak ülkemizde söylemde kalan eylemlerdendir.

aşk

1984
"kuşlar uçar senin gönlünü taklit için" diyebilecek kadar karşındakine anlam yüklemektir. Ne yazık ki her anlam yükleme biraz hayal kırıklığı içerir.

gaye su akyol

1984
dinlemeyi bir türlü bırakamadığım. Beni önce venüs'e oradan holagramdan yıldızlı bulutlara götüren bir garip hanımdır. İlginç bir şekilde kime dinlettiysem beğenmedi sesini (Bir kişi hariç). İlginç

sigmund freud

1984
Hangi üniversiteden ders aldığınıza göre freud'un anlamı değişir sizin için. Gazi mezunu hocalar ile muhabbet ettiğinizde başka hacette'den hocalar için başka ODTÜ'den hocalar için başka anlam ifade eder. Bu açıdan onu hem sapık olarak hem de deha olarak görmek mümkündür.

entropi

1984
Bir sistem içerisindeki toplam enerjinin daima sabit kaldığını söyleyen yasadır.bir yerde enerji azalırsa diğer yerde mutlaka artar. Yani enerji sürekli dönüşür. Jung ise bunu psikolojiye uyarlayarak ruhsal enerjinin dönüşümünden bahseder. Hatta cinsellik konusunda yetersiz olanların sürekli cinsellikten bahsettiğini söyleyerek freud'a bir selam çakar.

dolar'daki ani düşüş

1984
Rahibin gitmesi ile başlayan ve bunun sonrasında da abd'nin ülkemize yaptırım uygulamayacağını açıklaması üzerine bir de ticaret savaşlarının yumuşaması ile gelişmekte olan paralar değer kazanmaya başladı. Bizde bundan nasip aldık ve tl dolar karşısında değerlendi. Ancak ab merkez bankasının ve fed'in 2019 itibari ile karşılıksız para basmayı bitirmesi dolar ve euro'nun yükselmesine sebep olabilir. Bu açıdan uzmanlar bu dalgalanmadan kaçmak isteyen yatırımcıların gelişmekte olan ülkelerden kaçabileceğini söylüyor. Bu açıdan belki isviçre frangı ve altın gibi güvenli değerler 2019 da hızla yükselir. Ama şimdilik paramız değerlenmiştir. Bu açıdan bizim için güzel haberdir dediğim başlıktır

demleme çay

1984
Genelde yapılan hata hızlı dem alsın diye çayı attıktan sonra demliği ısıtmak yada çayı karıştırmaktır. Bu tadı bozar ve hemen çayı acılaştırır. En iyisi çay suyu kaynadıktan sonra suyun biraz soğumadını bekleyim çok az çay attıktsn sonra çay yaprakların yavaş yavaş dibe çökmesini beklemektir. Genelde yapılmaz ama olsun

meb 2023 eğitim vizyonu

1984
Şimdi yiğidi öldür hakkını yeme başlığıdır. Her nekadar şüpelerim olsada teoride sağlam bir çalışmadır. Türkiye tarihinde ilk defa veriye dayalı eğitimden bahsediyoruz. Bu önrmli bir durumdu ve gerekliydi. Ama bunun için tüm öğretmenler bir yıllık tezsiy yüksek lisansa alıncak ve bilimsel yöntemi ve veri analizini öğrenecek. Tabi bu durum bir miktar tepki çekti. Çünkü bizim hocalar ya ne gerek var demeye başladılar. Ancak sonuna kadar desteklemeliyiz. Haydı hayırlısı diyorum. Umarım pratiği iyi olur
0 /