confessions

anoktask

Yazar - 1. Nesil  · 28 Mayıs 2018 Pazartesi

  1. toplam giri 120
  2. takipçi 11
  3. puan 788

5 aralık dünya kadın hakları günü

hallumzade
5 Aralık 1934'te Atatürk, bir kez daha tüm dünyaya örnek olacak bir karara öncülük ederek Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkı için harekete geçti Ve Seçim Kanunu'nda yapılan değişiklik ile bundan tam 84 yıl önce kadınlar, en demokratik haklarına kavuştular. İsviçre, İtalya ve Fransa gibi ülkelerden yıllar önce siyasi haklarını kazanan Türk kadınının, "Dünya Kadın Hakları Günü ve Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı" tanınmasının 84'üncü yılı kutlu olsun.

yaşlı bir işçi görünce hüzünlenmek

freudunyancisi
Bazen kağıt toplarken bulabilirsiniz bazen temizlik yaparken bazen de pazarda önüne koyduğu birkaç sebzeyle beklerken. Görünce hüzünleniyor insan. Küçücük bir çocuğun çalışması kadar üzüyor. Hele birde omuzları çöküp yüzünde mahcup bir ifade varsa o zaman bakmaya bile dayanamayabiliyorsun. Umulur ki diye bir şeyler geveleyecektim en son ancak Umuda değer bir şey bulamadım.

planotik aşkın aşırı umut verici hareketleri

1984
Üni birdeyim o zaman. Orta anadolunun kıraç topraklarından çanakkaleye yeni gelmişim. O zaman sınıftan bir kıza hafif meyil etmeye başladım. Ama aşk mı onu da bilmiyorum. Ama bişeyler oluyor işte. Güzel bir kız değildi. Ama gözleri hep hüzünlü bakardı. Sanki yardım ister gibi hep. Velhasıl kelam gün geçti ay geçti. Sınıfta bir muhabbet oluyor ben onun her dediklerinden kendime pay çıkarıyorum. Yada facede paylaştığı (o zaman insta twitter yeni tabi) her şeyde her şarkıda kendime bir anlam buluyorum. Bir gün açıldım ona. Beni hala severmi diye bekliyorum ama. Çünkü net cevapları yoktu hala. Bir süre sonra baktım ki arkadaşkarımla konuşurken bile onu arıyorum. Her muhabbetimin sonu ona bağlanıyor. Bir gece yeni kordandayız. İçiyoruz. Hayatımın en berbat ve en güzel gecesi. Omzumda ağlaya ağlaya bana bir başkasını sevdiğini söyledi. Ya ben dedim. Ya ben. Ya iyi birisisin ama seni sevmiyorum dedi. Neden dedim. Anlattım. Dedi sen kafanda neler kurmuşsun. Dedi onlara yanlış anlamlar yüklemişsin. İşte böyle
Yıllar sonra psikolojik danışma kuramları dersinde beck in bilişsel terapisine çalışıyorum. Ve olan oldu. Beck in bilişsel çarpıtmalarını gördüm. Başımdan kaynar sular döküldü. O gün anladım. Aslında o bana yönelik bir şey yapmamış. Ben gerçeği çarpıtmışım. Beni aldı bir hüzün. O güne kadar hala beni sever mi diye bekledim. O gün tüm yaşadıklarımızı gözden geçirdim. Sıkıntı bu ya. Yaşadıklarımız değil yaşadıklarımmış. Söz bu ya işte böyle. Ne zaman bir kadınına meil etsem hemen açarım beck in kitabını bilişsel çelişkilere göre değerlendiririm. Neyse olay bu gençler. Aşkın en güzeli kendi zihninizde yaşadığınız. Yalan olduğunu bile bile. Bu nedenle umut verici hareket yoktur umut verici algı vardır

hicap

18martsozluk
1. [isim] Utanma, utanç, sıkılma

"Ve Rabia'nın hicabından taze yanakları gene eski nadide bir şarap gibi lal rengini alıvermişti."(Halide Edip Adıvar)

"Kalem aldın kaşlarını çatmaya / Hicap ettim adın sual etmeye." (Dadaloğlu)

2. Perde

"Sensin bize bizden yakın / Görünmezsin hicap nedir?" (Yunus Emre)

yazarların gördüğü ilginç rüyalar

soslupirana
Ben ve babam Beşiktaş'ın birikmiş borçlarını ödemek için evden tırlar dolusu para çıkarıyoruz. Sevkiyatın başında da ben varım ve ne alakaysa paraları rusya'ya götürüyoruz. Haber vermek için sonrasında benim telefonumdan fikret orman'ı arayan babam, geriye kalan 50 milyon liralık kısmı bilerek ödemeyeceğini bu kısmın taraftar grubu tarafından toplanmasının hem camia hem de grup arasında dayanışma ve bağlılık sağlayacağını söylüyor. Fikret orman'dan onayı alan babam en son yöneticisi olduğu çarşı watsep grubundan taraftarı birlik ve beraberlik sözleriyle coşturuyordu. Tabii benim telefonum yarı gidik Olduğu için bağlantıda sorun yaşıyordu. Babam da hem telefona hem de kendisine muhalif olan birine saydırıyordu. Şimdi Demezler mi insana o kadar paran var Beşiktaş'ın neredeyse tüm borçlarını ödüyorsun ama kendine doğru düzgün çalışan bir telefon almayı akıl edemiyorsun diye. Gel de açıkla Şimdi bu rüyayı. "Nerden baksan tutarsızlık, Nerden baksan ahmakça."

10 kasım

rainmaker
entry numarasını bu başlığa sakladım.

saygıyla anılması gereken bir yüce önderin ölüm günüdür 10 kasım.
(türk halkının değerini bilemediği bir yüce önderin).

kurallar

admin
18 MART SÖZLÜK KURALLARI

18martsozluk.com bünyesinde yazarların aşağıdaki kurallara uyması gerekmektedir;

1) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak değerlerine hakaret ve küfür etmek sözlükten yasaklanma sebebidir. Haklarında hukuki işlem başlatılabilir.

2) Sözlük bünyesinde hiçbir yazar bir etnik kökene, bir dini inanca ve bir cinsiyete hakaret içeren girdiler giremez ve başlık açamaz. Cinsiyetçi ve/veya ırkçı yaklaşım içeren girdiler ve başlıklar silinir. Sözlük çerçevesinde gerekli ceza verilir.

3) İnternet tabiri ile “trolleme” yapanlar sözlüğümüzde elbette kabul görmektedir. Fakat bu trolleme amaçlı girilmiş entryler tüzel ve gerçek kişilere/kurumlara hakaret içeriyor ve/veya toplumun değerleriyle ters düşüyor ise moderasyon bu entryleri ve yazarı troll değil kural dışı olarak görür. Sözlük çerçevesinde gerekli ceza verilir.

4) Açılan her başlığın ilk entrysi tanım ve bilgi içermek zorundadır. İlk olmayan entryler ise bilgi veya görüş bildirmek zorundadır. Sadece duyguları veya düşünceleri yasıtacak olan nidalar ile girilmiş entryler (örn: güldüğünü belli etmek için sadece “ahahaha” yazmak gibi) kaldırılır.

5) Başka sözlüklerden birebir taşınmış girdiler; asıl girdinin sahibi ile aynı kişi tarafından yazılmamışsa kaldırılır. Gönderi sahibi farklı platformlarda birden fazla kez aynı entryi paylaşabilme hakkına sahiptir.

6) Bilgi ve tanım içeren girdiler herhangi bir kaynaktan bire bir taşındıysa kaldırılır. Fakat tanımın bir kısmı herhangi bir kaynaktan alınmış olabilir. Kaynak belirtmek kullanıcının vicdanına kalmıştır. Bu kaynaklara diğer sözlükler dahil değildir.

7) Tüm yazarlar kendi üsluplarını oluşturacak şekilde yazı dilini kullanmakta serbesttir. Fakat bu üslüp okunabilirliği ve anlaşılabilirliği düşürecek seviyede dilbilgisi ve imla kurallarına aykırı ise kaldırılır.

8) 18martsozluk.com' un;
a) sağlıklı bir şekilde gelişmesine engel olacak ve olan
b) hukuki olarak zan altında kalmasına sebep verecek ve veren
c) veri tabanının ve internet sitesinin güvenliğini tehlike altında bırakacak ve bırakan
yazarlar yasaklanır ve hakkında yönetim tarafından suç duyurusunda bulunularak hukuki süreç başlatılır.

9) Yazarlar kendi içeriklerinden sorumludur. Eğer girdiler veya açılan başlıklar hukuki sonuçlar doğuruyor ise bunun sorumlusu yazarın kendisidir. 18martsozluk.com hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir. 18martsozluk.com sizin veritabanına girdiğiniz başlık ve entryleri; sizin ve diğer kullanıcıların görmesini sağlayan bir ortamdır.

10) Bu site dahiline girmiş kullanıcıların paylaştığı başlık ve entryler, çaylak/yazar' ın kurallara aykırı gelmesi koşulu dikkate alınarak ortam huzursuzluğu, site içi adaptasyonu bozduğu, sözlük kültürünü zedelediği sebepten ötürü tüm hakları bizde saklı ve kullanılabilir konumda olup bu konuda ki inisiyatif tamamıyla yönetimin sorumluluğundadır.

SON OLARAK;

Yukarıda belirtilmiş olan kurallara tüm yazarlar uymak zorundadır. Sitemizde tüm yazarların 18 MART SÖZLÜK KURALLARI' nı onayladığı kabul edilir.

1984

18martsozluk
Gözümün nuru biricik gardaşım 1984.

Yalnızlıktan senfoni kurulsa (bkz:maestro)su 1984 olurdu. Başka kimse onun gibi güzel yalnız kalamaz.

Seviyorum seni 1984 iyi ki varsın bizden o güzel entrylerini esirgeme.

yatağın yanında olan priz

18martsozluk
10x10 boyutlarında olan bu plastik alet adeta içinden saniyeler arttıkça mucizeler yaratıyor, neşe katıyor ve insanın içini hoş ediyor.

Günümüz teknolojisine hiç ayak uyduramayan bu batarya krizleri, pil nöbetlerinin adeta ilaç niteliğinde bize hizmetler sunan yılların emektarı.

Gözlerimiz uykuyla dolarken onun bize bir kablo ile yaklaşması, yaklaşık 1,5 metre de olsa yaşam alanı sağlaması, tek kişilik yataklar da ideal iken çift kişilik yataklar da biraz problem olmasıyla bilinir.

Her şekilde gözümüzün nuru evimizin estetiğidir.
Bitanemizdir.
Fazladan kablo israfına asla mahal vermez.
Her zaman dik durur ve asla kendini bozmaz.
Çomak sokulmasına da karşıdır.
Çocukları pek sevmez.

Siz siz olun o kadar şanslıysanız onu bir kuru bez ile ödüllendirin ve üzerini hafif dokunuşlarla silin.

İyi ki varsın yatağın yanında olan priz.

gece yarısı otobüs bileti almak

18martsozluk
Aniden gelen eve dönüş isteği mi dersin, yoksa internet paketim azaldığı için mi dersin diye kendime soruyorum.

Şahsen evimi özledim. Rahatlığım, istediğimi yapma özgürlüğüm hatta ve hatta tuvalet kapısı açıkken özgürce sindirim sistemimi kullanmam dahil her şeyi özledim.

şaka yahu kira boşa gidiyor.


Açtığım müzikten rahatsız olan komşularımı da es geçemem. Aşağıda ki teyzenin bütün spor aktivitesini ben karşılıyorum. (Doktorundan bir ara teşekkür mektubu bekliyorum.)

Yöneticimin hergün kapımı çalıp internet şifremi istemesi de ayrı bir hoşluk.

Neyse sözün özü (bkz:yılmaz özdil) gibi bir entry yazdıktan sonra galiba ben otobüs bileti değil bu saatte rahatlığımı satın aldım.

kadına şiddet

kafam bir milyon
erkeklerin ataerkil toplumun verdiği cesaretle olasılıkları değerlendirmeden amaca ulaşmanın en kısa yolu olarak gördükleri yoldur. tek kelime ile hayvanlıktır. affedilecek, herhangi bir bahanesi olacak bir eylem değildir. goy goyu yapılacak bir eylem hiç değildir. bazı sitelerde görüyorum eğlenceye vuruluyor dalga geçiliyor. duyarlılığı olan tek bir insan bu şekilde davranmaz. yahu kadına şiddet bu ülkenin kanayan yarası. nasıl geyik muhabbetine döndürebiliyorsun? yazık. ben kadına şiddet haberleri görmek istemiyorum. artık çok çok haberleri yapılınca normalleşsin, sıradan bir habermiş gibi okunup geçsin istemiyorum. bunun gerçekten bu kadar yaygın olmasına anlam veremiyorum. artık son verilsin istiyorum. kadına şiddete hayır!

yancı

1984
Bu canlı türü kendisi oyun oynarken "kivi" veya "çay" içerken yancı konumuna geçtiği anda en yüksek fiyatlı ürünlere yönelmektedir. Hatta alfa yancılar "kanka açım ya, artık kardeşinize bir yemek ısmarlarsınız" deyip sizin cebinizdeki parayı düşünmeden yemek bile söyler.

ehliyeti kaptırmak

horizon
genelde alkol sınırının aşılması nedeniyle olan durum. sınır 0.50 promildir. 1.00 promili geçmeniz durumunda, "trafikteki insanların hayatını tehlikeye atma" suçuyla size kamu davası açılır.

bazen sadece 1.09 promil alkollüsünüzdür, altı aylığına ehliyetiniz gider. bu yetmezmiş gibi 1002 lira para cezası verir ve oturur paşa paşa mahkeme gününü beklersiniz.
(bkz:kendimden biliyorum)
(bkz:şafak 169)

malt

horizon
Bas gitaristin ön plana çıktığı sayılı gruplardandır. Deprem şarkısıyla patladığını hatırlar gibiyim. Ama elbette favorimiz “olmaz”.

troll haber bülteni

kampusteki muhabir
18.04.2018'de yaşananlar şöyle; 

pazartesi sendromunu salı günü atlatabilen öğrencilerden bazıları vizeler yüzünden çarşamba günü tükenmişlik sendromuna girdi. güzel oyuncu meryem uzerli  çomülü öğrencilere "çok da şeyapmayın, beni de çok üzmüşlerdi, unutunca unutuluyo" diye tavsiye verdi. öğrenciler ise tavsiyeyi dinlemeyip meryem uzerli ile fotoğraf çekinmek isteyince izdiham oldu. kalabalıktan korkan özel şöförü basıp gidince seksi oyuncu ç3'e binmek zorunda kaldı. türk asıllı oyuncu otobüse binerken erkek öğrencilerin "abla sana biz basalım ablaaa .d.d.d" söylemlerine sinirlenip "dülülülü dülülülü!" diye bağırdı. 

meğerse alarm çalmış ben rüya görüyomuşum çok özür dilerim sözlük... 

sıradaki haber ösemdekisarıkedi'den 

ösem'deki kedi dehşet saçtı ! 

saat 12.40 sularında kafedeyim'in önündeki kediyi sevmek isteyen kızlar, önce kedinin tüyleriyle oynadılar. kedinin aç olduğunu farkeden kızlardan biri miskin hayvana dilimlenmiş salam yedirdi. karnı doyan kedi iç güdüsel olarak kızlara teşekkür etmek isterken olanlar oldu! grubun esas kızının bacağına tırmanmak isteyen kedi kızın taytını cırdı. taytın cırıldığını farkeden kız kediye tepki gösterdi. "120 lira verdim ben buna! nike bu senin haberin var mı acaba bundan gerizekalı ! " diye bağırması üzerine kedi çok üzüldü. e hisli hayvan tabi 6 .hissi çok kuvvetli. rızkının peşindeydi halbuki... 
neyse kedidir ne yapsa yeridir diyip devam ediyoruz. 

sırada spor ve "hava duru mu?" bültenlerimiz var. önce hava; 

pazartesi günü hava güzel sanıp tişörtle okula giden bilgisayar mühendisliği öğrencisi biraz hasta olmuş burnu tıkandığı için trakyalıyla azeri karışımı gibi konuşuyodu alfabenin yarısı yok geri kalan ünsüzlerin hepsi de m harfi... ne dediği de anlaşılmıyo zaten sadece " astayım, murnu tıkalı" dediğini anlamış muhabirimiz... 
burdan ona acil şifalar diliyoruz. nurofen iç geçer, bi' daha da yapma böyle şeyler fakülten taa dağın tepesinde esiyo ora hep esiyo. 

şimdi de spor; 

şok şok şok ! 

az önceki çocuk vardı ya meğerse bu akşam 9-10 halısahası varmış ona gitmemek için hasta numarası yapıyomuş. ama "m" harfi sabit. burnunda et varmış. oda arkadaşı öyle dedi yani.

çocuklara cinsel eğitim nasıl verilmelidir

2357
çoğu zaman ebeveynleri zorlayan durumdur. her çocuk doğal olarak dünyaya nasıl geldiğini, nasıl var olduğunu bilmek ister. Ancak "Anne-Baba ben nasıl oldum?" sorusu ebeveynler için korkutucu boyuta ulaşan bir sorudur. Sevgili ebeveynler bu soru sizi korkutmasın. Sağlıklı gelişimin içerisinde cinsel gelişim de vardır. Çocuklarınızın her yönden sağlıklı gelişmesi için onlara cinsellik hakkında da bilgi vermek zorundasınız. Peki, ya nasıl? Ne kadar?
Öncelikle çocuğunuzdan böyle bir soru duyduğunuzda saki olun. Cinsellik hayatın temelidir. Eğer onun iğrenç, ayıp, günah bir şey olduğunu çocuğunuza anlatırsanız çocuğunuzun gelişimi olumsuz etkilenecektir. şimdi sıra ile yapılması gerekenleri söyleyelim:
1) Cinsel organların gerçek adlarını kullanın (Pipi, kuku yerine penis, vajina)
2) Çocuğunuzun ne kadar bilgi istediğini sorun. "Sen neyi öğrenmek istiyorsun" deyin. İstediği kadar bilgi verin. Fazlası zararlıdır.
3) Anne ve babalar çocukları ile bu konuşmayı beraber yapmalıdır.
4) "Seni leylekler getirdi" veya "Babanla ben birbirimizi çok sevdik, sen oldun" gibi sözleri sakın kurmayın.
5) Sabit bir anlatış biçimi yoktur. Ama yukarıda ki şartlara uyarak kendi kültürünüze ve ailenize uygun bir açıklama yapın. Açık, anlaşılır ve sakin olun. Çocuğunuza sadece gerçeği anlatın.
6) Eğer çocuğunuzun bu konudaki ilgisi ve merakı normalden fazla ise mutlaka uzman desteği alın.


şebnem ferah

18martsozluk
şebnem ferah benim için listenin başını çekmektedir. red ile yaptığı düette göğüs seslerinde ki etkisi sonra tınısı ve baskın bir şekilde keskin sesi ve ve ve o muazzam çığlığı beni benden alan eseridir. konserinde aradığım tek özelliği budur. Yakın zamanda olan (bkz:kalefest) etkinliğinde berbat ses mühendisleri yüzünden tadı damağımda kalmış konseridir. tabi ki de favori parçam onun yazdığı ve gönlünde ki insanlarla beraber söylediği aşağıda ki (bkz:youtube) videosudur.

öğretmenler yazın sokakları süpürsün

marjinaloduncu
öğretmenleri tek çatı altına koyup, sokak temizlemeyi değersiz görüp yermek için açılmış bir başlık olmuş. bir öğretmenin okul boyamaktan gocunmayacağı gibi sokak süpürmekten de gocunmayacağını belirtmek isterim. sıkıntıyı eğitimciden önce eğitim sisteminde aramak bizi sorunun temeline yönlendirecektir.

ilişkide yaş farkı

tuli
Olması gereken şeymiş gibi geliyor bana. Elbette abartı yaş farkları çok çirkin. Ülkemizin bazı yerlerinde genç kızlar, hatta genç denilemeyecek yaştaki çocuklar 60 yaşındaki adamlarla "nikahlanıyor(?)". Bunun hukuki sonuçları olmalı ve devlet bunu takip etmeli.

Biraz daha normal bir açıyla bakarsak da erkeğin 1-2 yaş büyük olması hoş bir durumdur diye düşünüyorum. Ha bunu düşünen adamında kendinden altı yaş büyük kız arkadaşı vardı zamanında. Çok da ciddiye almayın yani.

türkiye eğitim ve öğretim sisteminin sorunları ve çözümleri

victoria
çelişkilerle doludur. yapılandırmacı/ sosyal yapılandırmacı bir yol izlediğini söylese de gelenekselcilikten kurtulamamıştır. tabi tutulduğumuz sınavlar bunun en büyük kanıtıdır. bu çelişkinin yanlış olduğunu söyleyen üniversite hocalarımız ise çözüm üretmek yerine yapılandırmacı başlayan sistemi gelenekselcilikle bitiriyor. bu da bir çelişki...
bence en büyük problemimiz eğitimin temel öğelerinin birbiri ile olan (hedef, içerik, süreç, ölçme ve degerlendirme) bağlantısızlığı. bizde en büyük problem, son aşama olan ölçme ve değerlendirmede oluyor. tek kaynak olmayan , sadece öğretmenin kaynak gosterilmedigi öğretmen rehber; öğrenci aktif ilerleyen bir süreçte, değerlendirmenin ezberci sınav sistemine dayanmasi ve bu sınavın adil olmaması. yani aslinda bir sürü eksik var bu aşamada. öğrenciye sağlanan imkan, öğrencinin kendi imkani, ogrencinin ilgi ve yetenekleri, öğrencinin yaşadığı şehir... bu böyle gider.

bence daha kendini bulamamış bir eğitim sistemimiz var. hala eski mantık hakim. köy enstitüleri, ogretmen okullarını çözüm gösteren akademisyenlerimiz var. yok işte o sistem bu dönemde olmaz. artık iyilestirilmeye değil yeni paradigmalara ihtiyacimiz var. ken robinson'un dediği gibi eğitimde devrime ihtiyaç var.

bunu ben buraya yazdim ama maalesef sınavları geçmek için ezber yapmam gerek. bak bu da bir çelişki. bu çelişkiler bitmez...

sarayın diktatörlüğü

marjinaloduncu
saray: hükümdarların, padişahların yaşadığı görkemli yapı.
diktatörlük: egemenliğin ve yönetimin kayıtsız şartsız tek kişide toplanması.

peki bizim burada tanımladığımız şey nedir? türkiye'de bir saray var, içinde yaşayan bir padişah var, ancak türkiye cumhuriyetinin yönetim şekli cumhuriyettir. öyle midir? bence değildir. aksini iddia edecek varsa buyursun başlık altına, madem burası bir sözlük ve biz de üniversite öğrencileriyiz, okuyanlara bir şeyler katalım.

dolu kadehi ters tut

yalnizligi sek icen dayi
garip isimli müzik gruplarımızdan biri dahadır. anamız babamız yok deriz parçasına değinmek istiyorum. ilk dinlediğimde insan bir heteroseksüel çifti düşünürken video klibi çıkıp da izlediğimde homoseksüellerden bahsettiğini görünce daha bir anlam kazanan şarkıdır. gerçekten eşcinselliğe güzel bir şekilde değinmişlerdir fakat videonun sonu üzmüştür.

cübbe

2357
Ünivertilerde bilim simgesi olarak kullanılan, giyenlerin tüm alt kimliklerini saklayan, sadece ve sadece bilimi gösteren kıyafet. Düğmesiz olması hiçbir otorite karşısında önünü iliklememeyi ifade eder. Aynı tip olması ise tüm bilimin tek bir çatı olduğunu simgeler.

muharrem ince

yalnizligi sek icen dayi
az açıp dinlerseniz uzun zamandır seçimlerde bu kadar kültürlü, bilgili bir adayın olmadığını göremeyeceğiniz cumhurbaşkanı olmasını umduğum insandır.
günümüz medyamız o kadar satılmış durumdadır ki yaptığı mitingler hep kesilerek verilmekte, (akşenerin hiç verilmemekte) yandaş televizyonlara çıkartılmamaktadır. en son yoğun baskıdan dolayı cnn türk'de kendisini izleme fırsatı bulduk. yaklaşık 2.30 saatlik yayın günlerdir youtube türkiye trendindedir. karşısına aldığı 3 kişiyi en son kendisine oy verecek kıvama getirmiştir. izlemenizi tavsiye ederim.

obsesif kompulsif bozukluk

bosvermisherif
Dünyada yaygın olarak görülen anksiyete rahatsızlığıdır. Birey yaşadığı bu durumun mantıksız olduğunun farkındadır fakat bu düşünce veya davranışların önüne geçemez. Bireye bu durumda destek alması önerilir. Psikoterapi ve ilaçlarla OKB tedavi edilebilir.

önemli olanın iç güzellik olması yalanı

victoria
Yalan mı değil mi bilmiyorum elimde sadece iki senaryo var ve sizlere sunuyorum;

Kendi güzellik algınıza göre Çok yakışıklı bir erkek hayal edin. Bu erkek iki kadın arasında kalıyor. Kadınlardan biri toplumumuzun güzellik algısına göre çirkin; bir diğeri de güzel bir kadın. Klasik bir örnek olacak fakat daha anlaşılır olsun diye seçtim. - bu genellemeye katılmıyorum kesinlikle. olanı yazıyorum. Maalesef ki kafalar böyle çalışıyor-
güzel kabul gören kadının bu erkekle seks dışında konuşabildiği bir şey yok fakat çirkin kabul edilen kadının bu adamla çok fazla paylaşımı olmuş. Adam burada hangisi ile ilerleyecek diye bir soru işareti oluştu tabi. Adamın arada kaldığı aslında bu iki kadın değildir. Toplumun " sen yakışıklısın çirkin kadınla olmaz" bakışı ve kendi içinde " bu kadın güzel evet ama mutlu muyum ben? " sorusu. Evett arada kaldığı aslında bu ikilemdir. İd ile süperegonun çekişmesi gibi bir şeye benziyor. Senin kendi hislerin ve toplumun dayattıkları. Oysa bizler iradesi olan varlıklarız. Hür'üz. Toplumun bir parçası değiliz; toplum bizim bir parçamız. Neyse nerede kalmıştık adam kiminle olacak? Düşünüyoruz... Eğer gerçekten zengin bir karaktere sahipse kendi özgür iradesine sadık kalacak fakat pasif iradeye sahip biriyse özbenliğine ve hislerine ihanet edecek.

Bir de şu var salt sapyoseksüel biri hayal edin. Karşı taraftan tek beklentisi "bana bir şeyler katıyor mu katmıyor mu? " bakışı. Bütün kadınlara bu şekilde yaklaşıyor. Acaba sapyo olmak ona gerçekten mutluluk veriyor mu? Vermediğini ve bunun farkında olmadığını varsayalım. Bu insan böyle bir arayışta ve kültürlü tanımlayabileceği birçok kadınla birlikte oldu fakat mutluluğun doruklarına ulaşamadı tatmış olduğu güzellikler oldukça az oldu varsayalım. Bu insan bu arayışına devam ettikçe mutlu olmayacak. Belki ulaşması gereken sekstir. Onu mutlu edecek olan o'dur belki. Bilse ona ait olmayan isteklerin peşinden koşar mı? Koşmaz.

Derler ya "insan ne istediğini bilmeli". Sanırım ikili ilişkilerde insan ne istediğini bilmemeli. Benim gözlemlerim bunlar.

Yazı için kusura bakmayın, karışık gelmiş olabilir.