confessions

anoktask

Yazar  · 28 Mayıs 2018 Pazartesi

  1. toplam giri 213
  2. takipçi 10
  3. puan 722

planotik aşkın aşırı umut verici hareketleri

1984
Üni birdeyim o zaman. Orta anadolunun kıraç topraklarından çanakkaleye yeni gelmişim. O zaman sınıftan bir kıza hafif meyil etmeye başladım. Ama aşk mı onu da bilmiyorum. Ama bişeyler oluyor işte. Güzel bir kız değildi. Ama gözleri hep hüzünlü bakardı. Sanki yardım ister gibi hep. Velhasıl kelam gün geçti ay geçti. Sınıfta bir muhabbet oluyor ben onun her dediklerinden kendime pay çıkarıyorum. Yada facede paylaştığı (o zaman insta twitter yeni tabi) her şeyde her şarkıda kendime bir anlam buluyorum. Bir gün açıldım ona. Beni hala severmi diye bekliyorum ama. Çünkü net cevapları yoktu hala. Bir süre sonra baktım ki arkadaşkarımla konuşurken bile onu arıyorum. Her muhabbetimin sonu ona bağlanıyor. Bir gece yeni kordandayız. İçiyoruz. Hayatımın en berbat ve en güzel gecesi. Omzumda ağlaya ağlaya bana bir başkasını sevdiğini söyledi. Ya ben dedim. Ya ben. Ya iyi birisisin ama seni sevmiyorum dedi. Neden dedim. Anlattım. Dedi sen kafanda neler kurmuşsun. Dedi onlara yanlış anlamlar yüklemişsin. İşte böyle
Yıllar sonra psikolojik danışma kuramları dersinde beck in bilişsel terapisine çalışıyorum. Ve olan oldu. Beck in bilişsel çarpıtmalarını gördüm. Başımdan kaynar sular döküldü. O gün anladım. Aslında o bana yönelik bir şey yapmamış. Ben gerçeği çarpıtmışım. Beni aldı bir hüzün. O güne kadar hala beni sever mi diye bekledim. O gün tüm yaşadıklarımızı gözden geçirdim. Sıkıntı bu ya. Yaşadıklarımız değil yaşadıklarımmış. Söz bu ya işte böyle. Ne zaman bir kadınına meil etsem hemen açarım beck in kitabını bilişsel çelişkilere göre değerlendiririm. Neyse olay bu gençler. Aşkın en güzeli kendi zihninizde yaşadığınız. Yalan olduğunu bile bile. Bu nedenle umut verici hareket yoktur umut verici algı vardır

hicap

18martsozluk
1. [isim] Utanma, utanç, sıkılma

"Ve Rabia'nın hicabından taze yanakları gene eski nadide bir şarap gibi lal rengini alıvermişti."(Halide Edip Adıvar)

"Kalem aldın kaşlarını çatmaya / Hicap ettim adın sual etmeye." (Dadaloğlu)

2. Perde

"Sensin bize bizden yakın / Görünmezsin hicap nedir?" (Yunus Emre)

karınca yuvasına ekmek atmak

freudunyancisi
Canım Arkadaşlarım karıncalara yardım etmek amaçlı ve Onları çok yormamak adına ufak yaşımda kendime görev edindiğim eylemdir. Evden aldığım ekmekleri biraz ıslatarak Küçük Küçük parçalar halinde yuvadan içeri atardım. Bazen de yuvanın etrafına bırakırdım. Sonra da Onları izlemeye başlardım. Her buldukları ekmek kırıntısı için Bana minnet duyduklarını düşünür, beni koloniye kabul ettiklerine inanırdım.

hep götürülen yiyeceğin anne karıncalar tarafından dolaba koyulduğunu, sabah işe giden baba karıncalar ve okula giden Çocuk karıncalar için Kahvaltı olacağını hayal ederdim. O zamanlar hedefim karınca bilim insanı olmaktı tabii. Küçük kameralarla yuvaların içini de görebilecektim böylelikle. Şimdi kısmen büyüdüm, işler öyle yürümüyormuş. Rakabet, hırs, kibir, kıskançlık ve hatta şiddet diz boyu. Ne karıncalar anılarımda biriktirdiklerim gibi ne de ben eskisi kadar masum. Şimdi tıpkı çocukluğumdaki gibi yarınım ne olacak diye düşünmeden uyuyabilmeyi isterdim.

yazarların gördüğü ilginç rüyalar

soslupirana
Ben ve babam Beşiktaş'ın birikmiş borçlarını ödemek için evden tırlar dolusu para çıkarıyoruz. Sevkiyatın başında da ben varım ve ne alakaysa paraları rusya'ya götürüyoruz. Haber vermek için sonrasında benim telefonumdan fikret orman'ı arayan babam, geriye kalan 50 milyon liralık kısmı bilerek ödemeyeceğini bu kısmın taraftar grubu tarafından toplanmasının hem camia hem de grup arasında dayanışma ve bağlılık sağlayacağını söylüyor. Fikret orman'dan onayı alan babam en son yöneticisi olduğu çarşı watsep grubundan taraftarı birlik ve beraberlik sözleriyle coşturuyordu. Tabii benim telefonum yarı gidik Olduğu için bağlantıda sorun yaşıyordu. Babam da hem telefona hem de kendisine muhalif olan birine saydırıyordu. Şimdi Demezler mi insana o kadar paran var Beşiktaş'ın neredeyse tüm borçlarını ödüyorsun ama kendine doğru düzgün çalışan bir telefon almayı akıl edemiyorsun diye. Gel de açıkla Şimdi bu rüyayı. "Nerden baksan tutarsızlık, Nerden baksan ahmakça."

10 kasım

rainmaker
entry numarasını bu başlığa sakladım.

saygıyla anılması gereken bir yüce önderin ölüm günüdür 10 kasım.
(türk halkının değerini bilemediği bir yüce önderin).

kurallar

admin
18 MART SÖZLÜK KURALLARI

18martsozluk.com bünyesinde yazarların aşağıdaki kurallara uyması gerekmektedir;

1) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak değerlerine hakaret ve küfür etmek sözlükten yasaklanma sebebidir. Haklarında hukuki işlem başlatılabilir.

2) Sözlük bünyesinde hiçbir yazar bir etnik kökene, bir dini inanca ve bir cinsiyete hakaret içeren girdiler giremez ve başlık açamaz. Cinsiyetçi ve/veya ırkçı yaklaşım içeren girdiler ve başlıklar silinir. Sözlük çerçevesinde gerekli ceza verilir.

3) İnternet tabiri ile “trolleme” yapanlar sözlüğümüzde elbette kabul görmektedir. Fakat bu trolleme amaçlı girilmiş entryler tüzel ve gerçek kişilere/kurumlara hakaret içeriyor ve/veya toplumun değerleriyle ters düşüyor ise moderasyon bu entryleri ve yazarı troll değil kural dışı olarak görür. Sözlük çerçevesinde gerekli ceza verilir.

4) Açılan her başlığın ilk entrysi tanım ve bilgi içermek zorundadır. İlk olmayan entryler ise bilgi veya görüş bildirmek zorundadır. Sadece duyguları veya düşünceleri yasıtacak olan nidalar ile girilmiş entryler (örn: güldüğünü belli etmek için sadece “ahahaha” yazmak gibi) kaldırılır.

5) Başka sözlüklerden birebir taşınmış girdiler; asıl girdinin sahibi ile aynı kişi tarafından yazılmamışsa kaldırılır. Gönderi sahibi farklı platformlarda birden fazla kez aynı entryi paylaşabilme hakkına sahiptir.

6) Bilgi ve tanım içeren girdiler herhangi bir kaynaktan bire bir taşındıysa kaldırılır. Fakat tanımın bir kısmı herhangi bir kaynaktan alınmış olabilir. Kaynak belirtmek kullanıcının vicdanına kalmıştır. Bu kaynaklara diğer sözlükler dahil değildir.

7) Tüm yazarlar kendi üsluplarını oluşturacak şekilde yazı dilini kullanmakta serbesttir. Fakat bu üslüp okunabilirliği ve anlaşılabilirliği düşürecek seviyede dilbilgisi ve imla kurallarına aykırı ise kaldırılır.

8) 18martsozluk.com' un;
a) sağlıklı bir şekilde gelişmesine engel olacak ve olan
b) hukuki olarak zan altında kalmasına sebep verecek ve veren
c) veri tabanının ve internet sitesinin güvenliğini tehlike altında bırakacak ve bırakan
yazarlar yasaklanır ve hakkında yönetim tarafından suç duyurusunda bulunularak hukuki süreç başlatılır.

9) Yazarlar kendi içeriklerinden sorumludur. Eğer girdiler veya açılan başlıklar hukuki sonuçlar doğuruyor ise bunun sorumlusu yazarın kendisidir. 18martsozluk.com hiçbir sorumluluk kabul etmemektedir. 18martsozluk.com sizin veritabanına girdiğiniz başlık ve entryleri; sizin ve diğer kullanıcıların görmesini sağlayan bir ortamdır.

10) Bu site dahiline girmiş kullanıcıların paylaştığı başlık ve entryler, çaylak/yazar' ın kurallara aykırı gelmesi koşulu dikkate alınarak ortam huzursuzluğu, site içi adaptasyonu bozduğu, sözlük kültürünü zedelediği sebepten ötürü tüm hakları bizde saklı ve kullanılabilir konumda olup bu konuda ki inisiyatif tamamıyla yönetimin sorumluluğundadır.

SON OLARAK;

Yukarıda belirtilmiş olan kurallara tüm yazarlar uymak zorundadır. Sitemizde tüm yazarların 18 MART SÖZLÜK KURALLARI' nı onayladığı kabul edilir.

sabahlamadan üniversite bitirmek

tuli
İmkansız sözcüğünün karşılığıdır. Aynı güne 3 sınavınız denk gelmediyse ve bunun stresine girmediyseniz durum başka tabi. "Köpek gibi eğlenelim de itlik serserilik edelim." diyorsanız da Şirinleri görebilmekten daha küçük bir ihtimaldir. Eğer yeterince kötü bir çocuksanız sabahın beşinde jokerden kovulduğunuz anda şirinleri görebilirsiniz...

"Usta şirin ??? Aa polismiş..."

kitap fiyatlarının çok pahalı olması

yalnizligi sek icen dayi
insanların beslenme, barınma, korunma, sağlıklı yaşam gibi temel ihtiyaçları vardır. sağlıklı bir yaşam demek sadece fiziksel olarak sağlıklı görünmek değildir aynı zamanda ruhsal olarak da sağlıklı olma durumudur. sinema, tiyatroya gitmek, kitap okumak, arkadaşla bir basketbol maçına gitmek gibi aktiviteler insanların ruhsallığını besleyen eylemlerdir. ne yazık ki ülkemizde bu tarz şeyler ihtiyaçtan çok bir lüks olarak görünmektedir. o kadar fahiş fiyatlar biçilmektedir ki bir kitap alabilmek için yiyecek, giysi gibi diğer temel ihtiyaçlarımızı kısıtlamak zorunda kalıyoruz.
şimdi gelelim zaten yüksek olan bu kitap fiyatlarının son bir yıl içerisinde neden yüzde 30-40 gibi bir artış gösterdiğine. doların bu kadar yükselmesi bu sektörü de sekteye uğratmıştır. eğer bağlantı kuramamışsanız size kağıtları nasıl temin ettiğimizi sormak isterim. evet ormanlarımızla övündüğümüz ülkemizde kağıt yapamıyor(daha doğrusu fabrikaları kapatıyoruz) ve dışarıdan dolar ile almak zorunda kalıyoruz.
geçenlerde başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. halamın kırtasiyesine bakarken kadının biri çocuğuna test kitabı almak için geldi. 2-3 tane kitap seçtikten sonra fiyatlarını sordu ve en ucuzu 30 lirayken almaktan vazgeçti. ben araştırmaya devam edeyim 15 lira falan bekliyordum diyerek kırtasiyeden çıktı. insanları dış görünüşüne göre yargılamayı sevmem ama tesettürlü bir kadındı ve kime oy verdiği apaçık ortadaydı. inanın gram üzülmedim. hatta sinirlendim. düşünmeyen insanlar yüzünden benim hayatımın etkilenmesine üzüldüm.
en son ne zaman kitap aldım unuttum. ya arkadaşlarımdan ya da kütüphaneden geçinir oldum. okuduğum her kitap kitaplığımda olsun isterdim bu huyumdan vazgeçmek zor oldu ama gerekli olan buydu.
t:ülkemizin acı gerçeğidir.

1984

18martsozluk
Gözümün nuru biricik gardaşım 1984.

Yalnızlıktan senfoni kurulsa (bkz:maestro)su 1984 olurdu. Başka kimse onun gibi güzel yalnız kalamaz.

Seviyorum seni 1984 iyi ki varsın bizden o güzel entrylerini esirgeme.

yatağın yanında olan priz

18martsozluk
10x10 boyutlarında olan bu plastik alet adeta içinden saniyeler arttıkça mucizeler yaratıyor, neşe katıyor ve insanın içini hoş ediyor.

Günümüz teknolojisine hiç ayak uyduramayan bu batarya krizleri, pil nöbetlerinin adeta ilaç niteliğinde bize hizmetler sunan yılların emektarı.

Gözlerimiz uykuyla dolarken onun bize bir kablo ile yaklaşması, yaklaşık 1,5 metre de olsa yaşam alanı sağlaması, tek kişilik yataklar da ideal iken çift kişilik yataklar da biraz problem olmasıyla bilinir.

Her şekilde gözümüzün nuru evimizin estetiğidir.
Bitanemizdir.
Fazladan kablo israfına asla mahal vermez.
Her zaman dik durur ve asla kendini bozmaz.
Çomak sokulmasına da karşıdır.
Çocukları pek sevmez.

Siz siz olun o kadar şanslıysanız onu bir kuru bez ile ödüllendirin ve üzerini hafif dokunuşlarla silin.

İyi ki varsın yatağın yanında olan priz.

gece yarısı otobüs bileti almak

18martsozluk
Aniden gelen eve dönüş isteği mi dersin, yoksa internet paketim azaldığı için mi dersin diye kendime soruyorum.

Şahsen evimi özledim. Rahatlığım, istediğimi yapma özgürlüğüm hatta ve hatta tuvalet kapısı açıkken özgürce sindirim sistemimi kullanmam dahil her şeyi özledim.

şaka yahu kira boşa gidiyor.


Açtığım müzikten rahatsız olan komşularımı da es geçemem. Aşağıda ki teyzenin bütün spor aktivitesini ben karşılıyorum. (Doktorundan bir ara teşekkür mektubu bekliyorum.)

Yöneticimin hergün kapımı çalıp internet şifremi istemesi de ayrı bir hoşluk.

Neyse sözün özü (bkz:yılmaz özdil) gibi bir entry yazdıktan sonra galiba ben otobüs bileti değil bu saatte rahatlığımı satın aldım.

kadına şiddet

kafam bir milyon
erkeklerin ataerkil toplumun verdiği cesaretle olasılıkları değerlendirmeden amaca ulaşmanın en kısa yolu olarak gördükleri yoldur. tek kelime ile hayvanlıktır. affedilecek, herhangi bir bahanesi olacak bir eylem değildir. goy goyu yapılacak bir eylem hiç değildir. bazı sitelerde görüyorum eğlenceye vuruluyor dalga geçiliyor. duyarlılığı olan tek bir insan bu şekilde davranmaz. yahu kadına şiddet bu ülkenin kanayan yarası. nasıl geyik muhabbetine döndürebiliyorsun? yazık. ben kadına şiddet haberleri görmek istemiyorum. artık çok çok haberleri yapılınca normalleşsin, sıradan bir habermiş gibi okunup geçsin istemiyorum. bunun gerçekten bu kadar yaygın olmasına anlam veremiyorum. artık son verilsin istiyorum. kadına şiddete hayır!

sözlükte boş adam ihtiyacının karşılanması

pal andre helland
hahhahha gelmiş whatsapp grubu vs. geyiği yapıyor boş beleş insanın teki. boş gelmiş. ulan sanırsın ekşi sözlük kendi sözlüğü. 2 saatte 2 entry anca çıkmıyor mu la kamil? illa rencide mi edeyim insanları yani. az önce saatlerdir durgun olan, kendinizin sürekli entry girerek canlı gibi göstermeye çalıştığınız, bilgisizlik akan sol frame'i girip ben yeşillendirmedim mi? vasat altı çöp sözlüğünüzde kuruyun amk. arada sırada bilmediğiniz şeyleri girip düzelteceğim merak etme. 18 mart sözlüğe, sözlüğümsünüze verdiği katkılardan dolayı teşekkür edip sağdan sağdan uza

18 mart sözlük

soslupirana
Sözlüğe yeni gelen arkadaşların eski sözlükte edindikleri alışkanlıkları hızlıca bir yere bırakmaları ve bilimden, sanata, felsefeden, insan ilişkilerine diledikleri konularda bildiklerini ve düşüncelerini yazmaları tavsiye edilir. Eski konularla ilgili admin gerekli ve Yeterli gördüğü kadarıyla zaten açıklamalarda bulundu. Burayı Çomü sözlük ile kıyaslamanın ve geçmiş konuları gündeme getirmenin bir anlamı yok. 18 mart sözlük, Yalnızca Çanakkale yerelinde Sınırlı kalmayacaktır. Niteliğiyle vikipedi, ekşi ve belki de daha fazlasıyla yarışır duruma gelmesi tarafımca temenni edilir. Hepimiz burada dilediğimiz konularda özgürce yazma hakkına sahibiz fakat Burayı da eski Sözlüğün çöp başlık ve girileriyle doldurmayalım. Okurken hem bilgilenelim hem de düşünsel anlamda aydınlanalım. Tabii ki de bazen güldürecek bazen de ufaktan trolleyeceğiz. Ama kişisel veya toplumsal değer ve hassasiyetleri de göz ardı etmeyeceğiz. Yani diyorum ki her şeyi bir kenara bırakalım ve rahat bir nefes alarak Bu güzel sözlüğümüzü değerlendirelim.

Son olarak yeni gelen arkadaşlara hoş geldiniz diyor, iyi eğlenceler diliyorum.

2 otun anatomisi

admin
Merhabalar...

Bundan yaklaşık bir yıl önce kurulmasında büyük rol oynadığım ve ismini kendim verdiğim çomü sözlükten aylar önce ihraç edildim. İhraç edilme nedenlerimi bir bir sıralamak elbette ki isterim lakin onlar bu gönderiyi kaç dakika da kaldıracaklar çok merak ediyorum, izleyip görelim. (Ne yaparlarsa yapsınlar 18 Mart Sözlükte ilelebet kalacak.)

Biraz kabaca görev dağılımdan bahsedecek olursak lotus reklamlar ile ilgilenecek, ben site için web destek ve ilişkilerden sorumluydum ve üçüncü ortağımız sadece bizden bir şey öğreniyor ve yardımcı olmak için elinden geleni yapıyordu.

Başlangıçta üç ortak kurduğumuz bir web sitenin zamanla suistimal edilmesinden rahatsızlık duyarak bazı uyarmalarda bulundum fakat beni lotus hiç dinlemedi. Fasılcıyla beraber bilgilerinizi paylaşıp kızları yemleme düşürme mod yapıp yakınlaşma gibi çirkin şeylere girişmeye başladılar. Hatta emin olun o gün o modlarla toplandığımız yere gelmediği için kudurmuştur.

Başlarda seçilen modlar tamamiyle yetenek, yaş, bilgi ve sözlüğümüze olan ilgilerine göre seçilmişti. (Çünkü ben vardım.)
Sonradan durum ilginç bir hal almaya başladı. BÜYÜME HIRSI.

Para kazanma arzusuyla yanıp tutuşan lotus adeta aylar geçtikçe reklamlar, youtube planları, belediye ile konuşma, yardım isteme hatta ve hatta neredeyse bağış bile toplayacak haldeydi.

Malum okuyorduk ben ve angutkuşu. Bizim için önemli olan okuldu. Ve her zaman dediğim gibi ben bu siteyi para kazanmak için açmadım. Bir yol çizeceğim aşikardı ama önce bir kitle oluşmalıydı. Sabır etmek yerine daha nasıl büyüyebiliriz adı altında öyle vizyonsuz fikirleri vardı ki size anlatmak isterim.
“Bir söylenti yayalım sitemiz de yakışıklı erkekler güzel kızlar var. Nasıl başarabiliriz.”
“Sitemize girenlerin kız bulabileceği imajını vermeliyiz.”
“Bence bir zıt hesap açalım herkese giydirsin ortalığı karıştırsın.”
“Cinsel içerikli açılan başlıklar ve bunun geceleri sosyal medya üzerinden paylaşılması”
Gibi şeyler ve ben çoğunu unuttum.

Tabi bu esnada eve gelen fasılcının bu konulara daha çok destek vermesiyle zirveye oynamak isteyen lotus beyimiz hülyalara dalıyor adeta fit fit - arş arş göğe yükseliyordu.

Yaptıkları benim ilgim dahilinde olmadığı için bu konulardan uzak durdum. Uyarılarım artık lotusu durduramıyordu. Ağzına bu site için kavga edersek çok gülerim abi gibi kelimeler takılmıştı bile. Nefaseti yerinde bir kul kendisi önceden haberdar olmuş olabilir. Bilemiyorum.

Tek başına kurallar koymaya bir şey yapmadığımızı iddia ederek isyan başlangıcına girişen lotus beyimiz Twitter üzerinden yapılan çoklu hesaplarla paylaşım ve reklam yüzünden kendini patron sanıp aramızda ki ilişkinin saygınlığını yitirmeyi başarmıştır. Tabi bu süreç şöyle işlemekteydi; google reklamlarının bize uyarı maillerine rağmen dikkate almadan “deck” dediğimiz Twitter da çoklu hesaplardan reklam yapmaya devam ediyor. Abi bu gidişle zengin olacağız gibi hayallere kapılıyor en çokta fasılcı mutlu oluyordu.

Tabi uyarıları dikkate almadığımız için google bizi bu sefer desteğinden çekmişti. Şimdi size soruyorum. Yavaş büyümesini istediğiniz ve para beklemediğiniz sitenizde bu kadar olay yaşamanız gülünç değil mi?
Çok değil arkadaşlar bu site 500tl ye kuruldu. Gözünüzde büyütmeyin yani.

Googleden haberi kendisi değil ben şans eseri mail kutusunu dolaşırken görüyorum. Durumdan haberdar değilim ve ben ortağım?
Fasılcı biliyor ben bilmiyorum?
Ve bu maile cevap yazılmış benim haberim yok.

Şimdi arkadaşlar iddia makamı olarak arkadaşa bu soruyu yönelttiğimde aldığım cevap şu;
Siz site ile ilgilenmiyorsunuz. Her şeyi ben yapıyorum. Hayatımı bu siteye adadım?
Neeee..!!

Mark Zuckerberg?
Sedat Kapanoğlu?
Serkan İnci?

Tabi ki benim için sevindirici haber google reklamlarını kandırmaya yönelik yaptığımız bu hareketten dolayı para cezası almamış olmamızdı. Eminim öyle bir şey olsaydı site onun adına olduğu için 5bin dolardan başlayan tazminatlara kadar para cezası kesilebilirdi. Yönetmeliği okumamıştı, bilmiyordu. Telkinlere rağmen patron oydu. Eminim para cezası olsaydı en büyük üç ortak biz olurduk.

Bu sinirlendiğim bir konu olduğu için kendimi ilk defa tutamayıp benim evimde kalan sadece kira ve fatura ödeyip yemeklerimize çöreklenen birinin bu denli değişeceğini aklım almıyordu. Yargı önünde ölüm tehditi sayılan benin ona “canını alacağım” gibi sinirden yazdığım bir kaç cümlemden dolayı arkadaş beni şikayet etti.

Evde duran kirli eşyalarını kokmuş odasından almasına izin vermediğimi iddia ederek ve üstüne sitenin kendisinin olduğunu söyleyip gözümüzün içine baka baka bunlar bana para falan vermedi diyen lotus' tan bahsediyorum.

“Eve gelip bize parayı ödemesi koşulunda bıraktığı modemine de çok ağlamıştır.” Onu da teminat için evde tutuyorduk. Sonuçta kendi ağzından hakkımızı ödeyeceğini söylemişti.

Adli konu apayrı bir pencere ben size sözlükten ayrılışımın sebebini anlatıyorum ve kimin sitesinde olduğunuzu bilin diye yazıyorum.

Okul hocaları ve okul arkadaşlarımın lotus' u hırsız bilmesi benim için yeterli bir adalettir.

Eminim ki şu an modların çoğu kız en fazla bir erkek vardır fasılcı ve lotus hariç. :))((:

Neyse konuyu bağlamak gerekirse. Site kurma düşüncem zerre aklımda yoktu. Benim diğer siteden olan yeni arkadaşlıklarım ve kendi çevrem bir site kurmak istediler. Bunun benim aracılığımla olmasını teklif ettiler. Teklif edenler;

Tuli
1984
Horizon
Victoria
khaleesi
AnoktaSk
çamaşırlık
Angutkuşu
Hatununbiri
Yalnızlığı sek içen dayı

Ve özür dileyerek hatırlayamadığım bir sürü arkadaşım...


Gibi eski modlar ve yazarlardı. Bir çoğu arkadaşım sıfatındaydı. Aralarında dostlarım da vardı.

Kolay bir istekti benim için ve bu güzel insanların hiç sessiz kalıp susturulmasından yana değildim. O yüzden siteyi açıp kendi kurallarımızı kendimiz koyduğumuz yepyeni bir başlangıçla devam ediyoruz.

Üye sayısı, büyüme hırsı, para gibi konuları olmayan yalın sade kendini iyi hisseden insanların burada kafası gönlü rahat bir şekilde yazdığı adaletli bir mecrada dil döktükleri ve gezdikleri site olduk.

Mutluyuz.
Hevesliyiz.
Hırslıyız.

Bitirmem gerekirse;

Olaylara çok aşina olmayanlar adına bunları dilerseniz her mecrada tek tek şahitlerle anlatabilir ve yazabilirim.

MaCe
18 Mart Sözlük


______________________________________

Edit istek üzerine;

Dava konusunu yanlış bilenler için bende anlatmak isterim.

Karşılıklı olarak suç duyurusunda bulunduğumuz doğrudur. Fakat arkadaş ifade verirken titrediği için ifadesinde “beni tehdit ediyor” diye değiştirmiştir. Suç güveni kötüye kullanmadan dava açılmıştır. Konunun siteyle gram ilgisi yoktur. Site için biz ayrı bir dava açmadık. Başkasını ağlatan bir şeyin bizi güldürmesi mümkün değildir. Biz tekrar söylüyorum iddiasını tersini sunduk. Site ile ilgili açtığımız bir davamız yok. Savcının değerlendirmesi whatsapp konuşmasında ki ölüm tehditidir. Site konusu savcı açısından ve arabulucu aracılığıyla gündeme dahi gelmemiştir. Lotusun ölüm tehdit bedeli 450 TL dir. Fiyatı bellidir.

Ben ve angutkuşu mağdur olmasın diye konuyu mahkemeye taşımadım. Çünkü o bir eğitimci ve biliyorsunuzdur ki sıkıntı olabilir. Ödediğim bir para vardır doğrudur fakat bu ölüm tehditinin bedelidir. Kimse bildiği gibi yargılamasın. Arabulucu sicilimiz konusunda titiz kalmamız için bize öğütlerde bulunmuştur. Ben angutkuşu için benim yaptığım bir şey yüzünden sorumlu olmasın diye konu yargıya taşınmadan kapatılmıştır.

ekofeminizm

soslupirana
Doğa ve kadınlar üzerinde kurulan tahakkümün benzer temellere sahip olduğunu iddia eden yaklaşım, 1970' li yıllarda feminist hareketin bir parçası olarak ortaya çıkmıştır.

Kadınları, doğa, beden ve maddi olanla; erkekleri ise ruh, akıl ve ilahi olanla bütünleştiren ataerkil zihniyete karşı çıkar. Tarih boyunca doğayı ve kadınları sömüren bu zihniyetin aynı yapı ve uygulamalara sahip olduğunu vurgular.

Batı kültürünün doğa ve kadınlar üzerinde hiyerarşik ve düalist bir dünya inşa ederek, akıl/beden, kültür/doğa, cennet/dünya, erkek/kadın gibi ayrımlarla, üstünlüğü birincilere verdiği söylenmiştir. Bu üstünlük bilincinin de dini, kültürel, bilimsel, felsefi metin ve söylemlerle sağlandığı ifade edilir.

Kendi içinde liberal, kültürel, sosyal, sosyalist olarak ayrılan yaklaşımları vardır. Her bir yaklaşım, farklı çözüm arayışları ve önerileriyle, insan kontrolünden doğayı, eril bilinçten de dişili kurtarmayı hedeflemektedir.

troll haber bülteni

kampusteki muhabir
27.06.2018 de yaşananlar şöyle.

Dünkü mezuniyet etkinliğinde şansını muazzam derecede zorlamak isteyenlerden bir kaçı, tinder indirip orada olan kızlardan düşürmeye çalıştı, eğitim hayatı boyunca iletişime geçtiği tek karşı cins fakülte sekreteri olan Baha Dır (21) umduğunu bulamayınca pasif agresif davranışlar sergileyip yerdeki su şişelerini tekmeledi.
tekmelediği su şişesinin sivri kısmı küçük bir çocuğun kafasına denk geldi. parlayıcı maddenin tutuşması gibi ani ve kuvvetli bir şekilde ağlamaya başlayan çocuğu gören baha olay yerini hızlıca terketmek isterken çocuğun babasına yakalandı. annesi çocuğuyla ilgilenirken babası da başkasının çocuğu olan baha'ya ilgi(?!) gösterdi. uzun süre hırpalanıp hakaretlere maruz kalan baha küçük çocuğun ablasına aşık oldu. ablası küçük çocuğu "oyy benim prensim uf mu olmuş? öpeyim geçsin gel" diye sakinleştirince, dayak yiyen genç "benim de buyalayım uf oldu bu amca döydü beni, beni de öp :(:(:(" diyip ilgi istedi. o kadar cringe bir an yaşandı ki baba dayak atmayı bırakıp olay yerini ailesiyle birlikte terketti.

Seçim özel yayını

iyi akşamlar çanakkale. geçtiğimiz günlerde yapılan seçimlerde öğrenciler kararını verdi, seçimin kaderini belirleyecek olan kitle olan öğrenciler bu seçimde stratejik rol oynadılar. sandıktan çıkan oylar kimin ne zaman gideceğini belirledi. sonuç olarak halk kaybetti. çünkü en büyük geçim kaynağı öğrenci. bu yaz yine terlik kemirip turistlerden gelecek döviz ile geçimlerini sağlamaya çalışacaklar. işte kimin çanakkale'den ne zaman gideceğini yansıtan grafik sizlerle.


http://i.hizliresim.com/pnB67z.jpg

ve ayrıca kabul edin sırf şu pasta dilimlerini görmek için seçim özel yayınını izliyorsunuz...

sırada spor ve "hava duru mu?" bültenleri

bu gün birlikte son günlerini geçirecek olan bir kaç genç vakti güzel değerlendirip mega beach'e yüzmeye gittiler. onların sahile vardığı saatte yağmurun başlaması ise bu gençlerden nefret eden diğer gençleri sevindirdi. halbuki yağmura hiç aldırmayan gençler çok eğlendiler. çünkü zihinlerinde belli başlı saçma sapan kalıplar olmayan insanlardılar. yağmur yağarken denize de girerler, pembe saat de takarlar, tayt da giyerler, parmak arası terlikle çorap da giyerler, hatta kışın dondurma da yerler bunlar. bunlar var ya ne biçim insanlar bi bilseniz herşey beklenir bunlardan. alkol bunlarda, sigara bunlarda, zina bunlarda ohooo... gençlik nereye gidiyor böyle yaa ? yüzmeye mi gidiyolar ? biz de gelelim mi ? çok sıkıldık otur otur...

yapmadığımız şeylerin daha çok üzme nedeni

1984
İnsanlar hayatları boyunca bir çok amaç planlar. "Dünya turuna çıkacağım" gibi. Ancak genelde bu planlar gerçekleştirilmez ve plan olarak kalır. Ancak gerçekleştirilmeye cesaret edilemeyen eylemler insanları daha çok üzer. Bunun nedenleri ile ilgili yapılan araştırmaları incelediğimizde karşımıza ilginç sonuçlar çıkmakta. İnsanlar genellikle bir eylem yaptığında ve eylemi istediği sonuca ulaşamadığında başkalarını suçlar veya sorumluluğu başkaları ile paylaşır. Ancak gerçekleştirmek için çaba harcamadığımız eylemler için tek sorumlu bizizdir. Örnek olarak dünya turu planını ele alalım. Bu hedef için hiç çaba harcamazsak yıllar sonra kızacağımız tek kişi kendimizizdir. Ancak diyelim ki çaba harcadık ancak istediğimiz ülkeler için vize alamadık. sorumlusu artık biz olmayız bu durumun. Sorumluluk konsolosluktadır. Hayallerimiz biz kendi ellerimizle parçalamadık. Başkaları parçaladı. Kısacası bizden sorumluluğu aldı. Hayatın her dönemi ve her plan için bu iş böyledir. Sorumluluklarımız başkalarına atarak zihnimizi rahatlatırız. Bu durumu aşırısı zararlı olmakla birlikte ölçülü kullandığımız sürece faydalıdır. Hayallerinizi ertelemeyin sevgili yazarlar. Bırakın başkası size engel olsun. Yeter ki önünüzdeki en büyük engel siz olmayın.

yancı

1984
Bu canlı türü kendisi oyun oynarken "kivi" veya "çay" içerken yancı konumuna geçtiği anda en yüksek fiyatlı ürünlere yönelmektedir. Hatta alfa yancılar "kanka açım ya, artık kardeşinize bir yemek ısmarlarsınız" deyip sizin cebinizdeki parayı düşünmeden yemek bile söyler.

vampir-köylü

yalnizligi sek icen dayi
yaklaşık bir ay önce birbiriyle tanışalı 2-3 gün olan insanlar gecenin dördünde madeoda otururken ortaya saldığım zehirdir. birbirlerini tanımaya en çirkin yüzlerinden başlayan bu insanlar sağlam bir arkadaşlığın temelini atmış oldular. şimdi yazarken fark ettim de gerçekten sadece 1 ay mı geçti?

ehliyeti kaptırmak

horizon
genelde alkol sınırının aşılması nedeniyle olan durum. sınır 0.50 promildir. 1.00 promili geçmeniz durumunda, "trafikteki insanların hayatını tehlikeye atma" suçuyla size kamu davası açılır.

bazen sadece 1.09 promil alkollüsünüzdür, altı aylığına ehliyetiniz gider. bu yetmezmiş gibi 1002 lira para cezası verir ve oturur paşa paşa mahkeme gününü beklersiniz.
(bkz:kendimden biliyorum)
(bkz:şafak 169)

malt

horizon
Bas gitaristin ön plana çıktığı sayılı gruplardandır. Deprem şarkısıyla patladığını hatırlar gibiyim. Ama elbette favorimiz “olmaz”.

troll haber bülteni

kampusteki muhabir
17.04.2018'de yaşananlar şöyle, 

ilk vizesi çok kötü geçen sağlık hizmetleri meslek yüksek okulu öğrencisi büşra google'a gelinlik modelleri yazdıktan sonra ekran görüntüsü alıp instagram'a attı. 483 görüntülenmesi olan story büyük ilgi gördü. yokluğu çok belli etmemeye çalışan erkek takipçilerinden bazıları sadece "ahahaha" yazdı. ben de yazdım ama görüldü yapıp bıraktı. çok şımarttınız bu kızı beyler... 

sıradaki haber ile devam ediyoruz; 

bu gün saaat 15:30 da sosyoloji tarihi 2 sınavı olan bir öğrenci "kolay ders bea" diyip çalışmayı erteledi. "saat 10 gibi başlarım" diyen öğrenci duş aldıktan sonra bornozuyla uyuya kaldı. üstünü örtmeyi unutan öğrencinin oda arkadaşı travma geçirdi. muhabirimizin röportaj yapmak istemesi sonucu çok kızan oda arkadaşı "ne anlatıyım ulan boynu kırık güvercin gibi yan yatmıştı mı diyim aq?" diyip muhabirlerimizi kovaladı. olayda ölen yada yaradanan olm... yaradana kurban büşra ne güzel kız yaa... 

neyse, araştırmacı gazeteciliğe saygı duyan diğer oda arkadaşı sorularımızı yanıtladı. olayın devamında bu çocuk kalkmış 12 gibi sabaha kadar kantır oynamış. arkadaşı uyarmış kalk çalış demiş, iyi çocuk tabi, bu niyetlenmiş çalışmaya kalkmış, çantasını almış bi' kurcalamış falan "kanka bende slaytların çıktısı yok ki yaa" demiş. sonra öğlen birlikte çıkmışlar odadan fakülteye gitmişler. akşam yurtta bi daha buluşunca sormuş sınav nasıl geçti diye "kanka dersin kitabı varmış zaten hoca slayttan işlememiş" demiş. öküze bak öküze yurtta kantır oynuyo derste de pub-g mobile... 

şimdi spor ve "hava duru mu?" bültenlerimizle devam ediyoruz; 

dün yağmadıysa bu gün kesin yağar diyip bir gün önceden kombinini hazırlayan kızlar sabah havanın çok güzel olmasıyla birlikte kombinlerini bozmak zorunda kaldılar. "şortun altına bot, üstüne askılı, onun üstüne uzun hırka kafada ters şapka, rayban gözlük" kombini yapan 4 öğrencimiz pokemondüellocusu olmaya hak kazandı. (büşra istersen seni de yollarız pikaçu tanıdık. ) 

sırada spor; 

ya ben büşra'ya yürüdüm dm'den hatta koştum resmen, çıktığı varmış meğerse şifresini falan biliyomuş kızın o görmüş, çocuk boks yapıyomuş, okul sınırları içinde dövemez diye kütüphaneden çıkmıyorum, bana bi don atlet falan getirin bi süre burada mahpus kalıcam belli ki

troll haber bülteni

kampusteki muhabir
18.04.2018'de yaşananlar şöyle; 

pazartesi sendromunu salı günü atlatabilen öğrencilerden bazıları vizeler yüzünden çarşamba günü tükenmişlik sendromuna girdi. güzel oyuncu meryem uzerli  çomülü öğrencilere "çok da şeyapmayın, beni de çok üzmüşlerdi, unutunca unutuluyo" diye tavsiye verdi. öğrenciler ise tavsiyeyi dinlemeyip meryem uzerli ile fotoğraf çekinmek isteyince izdiham oldu. kalabalıktan korkan özel şöförü basıp gidince seksi oyuncu ç3'e binmek zorunda kaldı. türk asıllı oyuncu otobüse binerken erkek öğrencilerin "abla sana biz basalım ablaaa .d.d.d" söylemlerine sinirlenip "dülülülü dülülülü!" diye bağırdı. 

meğerse alarm çalmış ben rüya görüyomuşum çok özür dilerim sözlük... 

sıradaki haber ösemdekisarıkedi'den 

ösem'deki kedi dehşet saçtı ! 

saat 12.40 sularında kafedeyim'in önündeki kediyi sevmek isteyen kızlar, önce kedinin tüyleriyle oynadılar. kedinin aç olduğunu farkeden kızlardan biri miskin hayvana dilimlenmiş salam yedirdi. karnı doyan kedi iç güdüsel olarak kızlara teşekkür etmek isterken olanlar oldu! grubun esas kızının bacağına tırmanmak isteyen kedi kızın taytını cırdı. taytın cırıldığını farkeden kız kediye tepki gösterdi. "120 lira verdim ben buna! nike bu senin haberin var mı acaba bundan gerizekalı ! " diye bağırması üzerine kedi çok üzüldü. e hisli hayvan tabi 6 .hissi çok kuvvetli. rızkının peşindeydi halbuki... 
neyse kedidir ne yapsa yeridir diyip devam ediyoruz. 

sırada spor ve "hava duru mu?" bültenlerimiz var. önce hava; 

pazartesi günü hava güzel sanıp tişörtle okula giden bilgisayar mühendisliği öğrencisi biraz hasta olmuş burnu tıkandığı için trakyalıyla azeri karışımı gibi konuşuyodu alfabenin yarısı yok geri kalan ünsüzlerin hepsi de m harfi... ne dediği de anlaşılmıyo zaten sadece " astayım, murnu tıkalı" dediğini anlamış muhabirimiz... 
burdan ona acil şifalar diliyoruz. nurofen iç geçer, bi' daha da yapma böyle şeyler fakülten taa dağın tepesinde esiyo ora hep esiyo. 

şimdi de spor; 

şok şok şok ! 

az önceki çocuk vardı ya meğerse bu akşam 9-10 halısahası varmış ona gitmemek için hasta numarası yapıyomuş. ama "m" harfi sabit. burnunda et varmış. oda arkadaşı öyle dedi yani.

troll haber bülteni

kampusteki muhabir
19.04.2018'de yaşananlar şöyle; 

erken seçim tarihinin gündeme gelmesinden sonra çomü bünyesinde bulunan ve hala haber izleyen 4 öğrenci kendi aralarında siyaset yapıp sistem-düzen gömmeye çalıştı, fakat öğrencilerden birinin karşıt görüşlü olması olayı içinden çıkılamaz bir hale getirdi, aynı görüşü savunan 3 öğrenci diğer arkadaşlarının kalbi kırılmasın diye çok da bir şey diyemediler. olayda gömen yada yaralanan olmadı. 

sıradaki haber ile devam ediyoruz; 

erken seçim üzdü ! 

okulun ilk haftası gözüne sınıftan birini kestiren kızçok pişman olduğunu açıkadı. aceleci davrandığını söyleyen kız " nerden bileyim ben çocuğun saf salak olduğunu, herkes birbiriyle manita olucak ben öyle ortada kalıcam diye çok panik yaptım eli yüzü düzgün diye bu çocuktan hoşlanıyorum dedim bizim salaklar da çocuğa yetiştirmişler hemen. halbu ki aklım soner'deydi" dedi ve ekledi " çok da iyi çocuk ayrılamıyorum da... of kanka napsam bi akıl ver yaa .s .s .s". 
hoşlandığı soner'in ise bahtsız kızın en yakın arkadaşıyla çıkması olayların sarpa sarmasına sebep olmadı ama sevgilisinin sırf soner çok seviyor diye sarma sarmasına sebep oldu. 

sırada barlar sokağındaki dilsiz röportajı; 

+turgay öncelikle merhaba 
-hebela ! 

+horizon'un iddiasına göre geçtiğimiz gün düşmüşsün ve telefonun kırılmış, nasıl oldu olay bir de siz anlatır mısın? 
-helevele hebele heb hele hevle hevle eüüü. elele velele le helle belele bülele belehelehlele lele belele hevelele elle ele helele hebele hübele. (sigara istiyor)

+teşekkürler turgay bey verdiğiniz bilgi için 
-helele !!! 

+kanka yok sigara bende 
-(el hareketi yapıyor) 

+çok ayıp lan ben çok seviyodum seni niye öyle yapıyosun ? 
-(eliyle s*ktir çekip gidiyor) 

haber bültenimize spor ve "hava duru mu?" yayınlarımızla devam ediyoruz; 

bu büşra'nın sevgilisi beni dövdü ya büşra'da şimdi bi havalar falan. beni görünce oğlana iyice sokuluyo gereksiz gereksiz. gerizekalıya bak sanki oğlan koruyucu melek... 
bi de arkadaşlarına anlatmış "sevgilim benim için çocuk dövdü" diye. ne sığ kızmışsın büşra ! yediğim dayağa ayrı, senden hoşlandığıma ayrı üzülüyorum şu an... 

sırada spor; 

güzel sanatların orda iki tane büyük mavi çadır var ya, heh işte orda tenis oynuyolar. oğlan beni çadırların arasında dövdü ordan biliyorum.

çocuklara cinsel eğitim nasıl verilmelidir

2357
çoğu zaman ebeveynleri zorlayan durumdur. her çocuk doğal olarak dünyaya nasıl geldiğini, nasıl var olduğunu bilmek ister. Ancak "Anne-Baba ben nasıl oldum?" sorusu ebeveynler için korkutucu boyuta ulaşan bir sorudur. Sevgili ebeveynler bu soru sizi korkutmasın. Sağlıklı gelişimin içerisinde cinsel gelişim de vardır. Çocuklarınızın her yönden sağlıklı gelişmesi için onlara cinsellik hakkında da bilgi vermek zorundasınız. Peki, ya nasıl? Ne kadar?
Öncelikle çocuğunuzdan böyle bir soru duyduğunuzda saki olun. Cinsellik hayatın temelidir. Eğer onun iğrenç, ayıp, günah bir şey olduğunu çocuğunuza anlatırsanız çocuğunuzun gelişimi olumsuz etkilenecektir. şimdi sıra ile yapılması gerekenleri söyleyelim:
1) Cinsel organların gerçek adlarını kullanın (Pipi, kuku yerine penis, vajina)
2) Çocuğunuzun ne kadar bilgi istediğini sorun. "Sen neyi öğrenmek istiyorsun" deyin. İstediği kadar bilgi verin. Fazlası zararlıdır.
3) Anne ve babalar çocukları ile bu konuşmayı beraber yapmalıdır.
4) "Seni leylekler getirdi" veya "Babanla ben birbirimizi çok sevdik, sen oldun" gibi sözleri sakın kurmayın.
5) Sabit bir anlatış biçimi yoktur. Ama yukarıda ki şartlara uyarak kendi kültürünüze ve ailenize uygun bir açıklama yapın. Açık, anlaşılır ve sakin olun. Çocuğunuza sadece gerçeği anlatın.
6) Eğer çocuğunuzun bu konudaki ilgisi ve merakı normalden fazla ise mutlaka uzman desteği alın.


şebnem ferah

18martsozluk
şebnem ferah benim için listenin başını çekmektedir. red ile yaptığı düette göğüs seslerinde ki etkisi sonra tınısı ve baskın bir şekilde keskin sesi ve ve ve o muazzam çığlığı beni benden alan eseridir. konserinde aradığım tek özelliği budur. Yakın zamanda olan (bkz:kalefest) etkinliğinde berbat ses mühendisleri yüzünden tadı damağımda kalmış konseridir. tabi ki de favori parçam onun yazdığı ve gönlünde ki insanlarla beraber söylediği aşağıda ki (bkz:youtube) videosudur.

öğretmenler yazın sokakları süpürsün

marjinaloduncu
öğretmenleri tek çatı altına koyup, sokak temizlemeyi değersiz görüp yermek için açılmış bir başlık olmuş. bir öğretmenin okul boyamaktan gocunmayacağı gibi sokak süpürmekten de gocunmayacağını belirtmek isterim. sıkıntıyı eğitimciden önce eğitim sisteminde aramak bizi sorunun temeline yönlendirecektir.

ilişkide yaş farkı

tuli
Olması gereken şeymiş gibi geliyor bana. Elbette abartı yaş farkları çok çirkin. Ülkemizin bazı yerlerinde genç kızlar, hatta genç denilemeyecek yaştaki çocuklar 60 yaşındaki adamlarla "nikahlanıyor(?)". Bunun hukuki sonuçları olmalı ve devlet bunu takip etmeli.

Biraz daha normal bir açıyla bakarsak da erkeğin 1-2 yaş büyük olması hoş bir durumdur diye düşünüyorum. Ha bunu düşünen adamında kendinden altı yaş büyük kız arkadaşı vardı zamanında. Çok da ciddiye almayın yani.

türkiye eğitim ve öğretim sisteminin sorunları ve çözümleri

victoria
çelişkilerle doludur. yapılandırmacı/ sosyal yapılandırmacı bir yol izlediğini söylese de gelenekselcilikten kurtulamamıştır. tabi tutulduğumuz sınavlar bunun en büyük kanıtıdır. bu çelişkinin yanlış olduğunu söyleyen üniversite hocalarımız ise çözüm üretmek yerine yapılandırmacı başlayan sistemi gelenekselcilikle bitiriyor. bu da bir çelişki...
bence en büyük problemimiz eğitimin temel öğelerinin birbiri ile olan (hedef, içerik, süreç, ölçme ve degerlendirme) bağlantısızlığı. bizde en büyük problem, son aşama olan ölçme ve değerlendirmede oluyor. tek kaynak olmayan , sadece öğretmenin kaynak gosterilmedigi öğretmen rehber; öğrenci aktif ilerleyen bir süreçte, değerlendirmenin ezberci sınav sistemine dayanmasi ve bu sınavın adil olmaması. yani aslinda bir sürü eksik var bu aşamada. öğrenciye sağlanan imkan, öğrencinin kendi imkani, ogrencinin ilgi ve yetenekleri, öğrencinin yaşadığı şehir... bu böyle gider.

bence daha kendini bulamamış bir eğitim sistemimiz var. hala eski mantık hakim. köy enstitüleri, ogretmen okullarını çözüm gösteren akademisyenlerimiz var. yok işte o sistem bu dönemde olmaz. artık iyilestirilmeye değil yeni paradigmalara ihtiyacimiz var. ken robinson'un dediği gibi eğitimde devrime ihtiyaç var.

bunu ben buraya yazdim ama maalesef sınavları geçmek için ezber yapmam gerek. bak bu da bir çelişki. bu çelişkiler bitmez...

sarayın diktatörlüğü

marjinaloduncu
saray: hükümdarların, padişahların yaşadığı görkemli yapı.
diktatörlük: egemenliğin ve yönetimin kayıtsız şartsız tek kişide toplanması.

peki bizim burada tanımladığımız şey nedir? türkiye'de bir saray var, içinde yaşayan bir padişah var, ancak türkiye cumhuriyetinin yönetim şekli cumhuriyettir. öyle midir? bence değildir. aksini iddia edecek varsa buyursun başlık altına, madem burası bir sözlük ve biz de üniversite öğrencileriyiz, okuyanlara bir şeyler katalım.

dolu kadehi ters tut

yalnizligi sek icen dayi
garip isimli müzik gruplarımızdan biri dahadır. anamız babamız yok deriz parçasına değinmek istiyorum. ilk dinlediğimde insan bir heteroseksüel çifti düşünürken video klibi çıkıp da izlediğimde homoseksüellerden bahsettiğini görünce daha bir anlam kazanan şarkıdır. gerçekten eşcinselliğe güzel bir şekilde değinmişlerdir fakat videonun sonu üzmüştür.

cübbe

2357
Ünivertilerde bilim simgesi olarak kullanılan, giyenlerin tüm alt kimliklerini saklayan, sadece ve sadece bilimi gösteren kıyafet. Düğmesiz olması hiçbir otorite karşısında önünü iliklememeyi ifade eder. Aynı tip olması ise tüm bilimin tek bir çatı olduğunu simgeler.