confessions

deer

Yazar - 2. Nesil  · 30 Ekim 2018 Salı

  1. toplam giri 167
  2. takipçi 6
  3. puan 739

alkolsüz efkarlanmak

deer
yanlışlıkla meyhane playlistime girmemle anlık olarak başlayan durum."kıskanırım seni ben" diyor şarkı üzülüyorum ama neye üzülüyorum onuda bilmiyorum.en azından alkol olunca çocukken aldığın japon balığını bile özleme ihtimalin var.şuan müzeyyen senar çalmaya başladı.anlık modumdan bahsetmem gerekirse karabük'e yük taşırken emanet tırı şarampole yuvarlamış gibi bir halim var.hayırlısı...

"ikimiiiiziiiindeee saçlarııı akkkkkk,öylee duruuup bakışacağızzz"

pişmanlık

deer
yaşadığım zaman depresyona giriyorum.sebebi ise "r" vitesini iyi kullanmam ve dansöz asena'nın kopyası olan kıvrak hareketlerim sayesinde pişman olacağım olayları kendi lehime çevirebilmem.çeviremediklerim çok ağır darbe vuranlar oluyor,depresyona giriyorum.

ben kimim

deer
yatmadan önce kendime sorduğum,nereden geldiğimi bana unutturmayan sorudur.koskoca evrende kum tanesi olan insanlardan farkım ne benim?bu çölün içinde parlayacak mıyım? sonra diyorum ki "dostum sen lanet olası deer'sin...tanrı'nın kırbacı deer! tabiki de parlayacaksın"

feminist olmak istiyorum ne yapmalıyım

deer
bu kadın bireyin sonradan edindiği değil zaten içinde olan bir düşünce sistemidir.sizi eşitlikten ayıran şey yaşadığınız kültürdür.feminist olunmaz doğulur aslanım!
not : feminizm adına bir araştırma yapmadım feminizm adına bildiğim tek şey kadının istediği yerde,istediği zamanda sandviç yapması ile alakalı bir düşünce olduğu ve son zamanlarda popüler hale geldiği.

yazarların korktuğu anlar

deer
geçen senelerde başıma gelen bir olaydan bahsedeceğim.jumpscare haricinde korkan bir adam değilim fazla(baya über bir şey olması lazım anlatacaklarım gibi).annem tasavvufla ilgilenen bu konuda okuyan ve bu çevrede bilinen,isminin geçtiği birisi.bu sebeple konya'da yapılacak bir buluşmaya davet edilmiş olup ailece gitmeye karar verdik.annem için gidiyorduk aslında ama bizde konya'nın bir güzelliği varsa gezmekten hoşlanırız diye düşündük.ilk önce cami,türbe,müze vb. yerleri gezmeye başladık.olaylar burada başlıyor aslında,ablamla beraber ziyaret ettiğimiz caminin avlusunda takılırken biz kapıda duran annem ile babamın yanına yaşlı bir adam uğruyor.dönüp ilgimi çeken olaya baktığımda normal bir yardım olduğunu düşünüp kafamı çevirip mimariye göz gezdirmeye devam ediyorum.annemlerin gözünden anlatırsam olayı adam yanından onlarca geçen insana hiçbir şey söylemeden,onlardan hiç para istemeden babamlara yöneliyor.ilaç almak için para istiyor ve babamda çıkartıp veriyor normal bir şekilde.babam acaba dilencide bize ayak mı yaptı diye yürüyüp giden yaşlı adamın arkasından dönüp bakıyor 10 saniye sonra...adam yok.dümdüz yolda adam yok bildiğiniz.şaşkına dönen annem ve babam olaya dini yönden bakıp bize söz etmiyorlar bu olaydan.ardından annem cami avlusunda tanıştığı kadına "buralarda benzer türbe,cami var mı bilmiyoruz da" diyor,kadın anlattıktan sonra arabamıza binip bahsettiği yere yöneliyoruz.4 dk sonra vardığımız türbeye ilk giren kişi ben oluyorum ve ne göreyim bize yeri anlatan kadın içeride oturmuş tesbih çekiyor.görür görmez dışarı çıkan ben donuk suratımla annemlere bakıyorum annemden gelen "noldu deer?" sorusuna "kadın iç-içerde anne" dediğimde şoklara giriyoruz.(az önce ki lokasyonumuzla burasının arası dümdüz bir yol ve 500 metre,arabayla giden bizi geçmesinin ihtimali yok) selamını verip içeri giren annem kadına eşlik ediyor ve işleri bittikten sonra çıkan annem ve kadın arasında yine "nereye gidebilirz? gezilecek neresi var?" muhabbeti geçiyor.yeni lokasyonumuzu öğrendikten sonra kadına bizimle gelin arabamız var teklifimizi yapıp arabaya doğru yöneliyoruz(kadın ışınlanıyor zaten neden bindirdiysek arabaya...).arabaya doğru ilerlerken bize doğru yürüyen beyaz sakallı derviş giyinimli bir amcadan kadına gelen sözleri aynen aktarıyorum sizlere."kardeş biz hissederiz,al bu senin yanında dursun" diyerek dua yazılı bir kağıt uzatıp uzaklaşıyor bu dayı (babam,ben,ablam şoklardayız annem gülümsüyor.kadın duayı annneme veriyor).arabaya bindikten sonra yeni lokasyonumuz olan camiye gidiyoruz fakat kapalı oluyor biraz bekledikten sonra açtıramayınca dağılalım derken kadını evine bırakıyoruz.yol üstüne "gelin bir çay için" ikramını acelemiz olduğu için başka bir zamana erteliyoruz ve evimize dönerken tüm yol bu olayı konuşuyoruz.

şarkı ve şarkıcı önerileri

deer
bugün menümüzde ezhel sayesinde 2 sene önce tanıştığım aga b abimiz var.beatinde barındırdığı hafif jazz ruhunuza işlemekle kalmıyor 01:25'te ki girişiyle kalçalarınızı hareket ettiriyor.türk müzik piyasasında hep görmek istediğim çalışmalar bunlar.

gay birine aşık olan kadın

deer
günümüz kızlarının imkansızı daha çekici bulması durumu değerlendirmek isteyen erkeklere fırsat vermiştir.gay olmayan ama kızlarla da haşır neşir olmayan saçları 3 numara selvi boylu bir kankam vardı.zeki ve bir o kadarda felsefik olan bu kankamın kızlara olmayan ilgisi fark edilmiş olacak ki kızlar arasında "gay mi acaba?"gibi sorular kulağına gelmeye başlamıştı.çabalamıyordu bile bu çocuk sadece gay gibi davranıyordu ve kızların ilgisini istemeden üstüne çekmişti.geceleri gizli numaradan çalan telefonlarında "bir kere yapalım hetero olursun bak" gibi sapıkça istekler gelmeye başlamıştı.kendim şahit olduğum bir gecede sadece 3 tane gizliden "gay misin?"sorusu yöneltildi bu kişiye ve hiç unutmam bana dönüp "işte buna gay coolluğu deniyor" demişti.sonra ne yaptı mı dersiniz? tüm fakülteyi gay ayağına elden geçirip en sonunda düzenli ilişki yaptı.kendisi şuan son sınıf boğaziçi'nde fizik okuyor.

yazarlardan yüksek kafa müzikleri

deer
dış dünya ile bağlantımı kesen kulaklıklarım,hayal dünyam ile gerçekliği birleştiren bu şarkı.doğu-batı sentezine örnek gösterilebilecek bir parça olmakla beraber insanı seri bad'e düşürme olayı vardır(dikkat düşüyoruz).sağdan dönmeyen sigaraya,asansör yapan kankalara ithafen...

DURDURUN DUNYAYI

osmanlıda fuckbuddycilik

deer
gece 3'te aklıma gelen konuyla beraber yazıya dökeceğim sorularımın olduğu başlıktır.
"hadi lan böyle şey olur mu?" falan demiştim başta fakat bu osmanlının islami kültürünü göz önüne aldığım için değil insanın hormonsal isteklerinin ne kadar ileri gidebileceğine inanmadığımdandı.çünkü o dönemde böyle bir evlilik dışı zina durumunda en iyi ihtimalle sopa yiyordunuz meydanda.kadıların verdiği bazı hüküm kayıtlarında evliyken bile olan ilişkilere rastladım ki bunun cezası ölüm eğer koca isterse.bir insan zevkleri uğruna ölmeyi göze alabilir mi? fuckbuddyciliğin hafife alınan bir olay olduğunu düşünüyorum hatta osmanlıda oğlancılığın başlama nedenlerinden birisidir bence. bastırılmış duygular ortaya farklı bir yolla çıkması gerekiyor sonuçta değil mi? oğlancılığın gırla döndüğü yeniçeri ocağına bakalım mesela.evlenmeleri ve bir aile kurmaları yasak.evlenemiyorsan sonuçta cinsel duygularını bastırmak için bir partnere ihtiyaç duyarsın.partnerinle sevişmenin ağır cezalara sebep olduğu dönemde fuckbuddycilik bıçak üstünde kolbastıdır kanımca.fuckbuddyde olmayınca geriye hemcinslerinin kalması acaba yeniçerileri oğlancılığa itmiş olabilir mi?yeniçeri ocağında dönen oğlancılık olaylarından bahsederken araştırmacılar hormonsal karşılıklı ilişkiler olduğundan bahsediyor.benim bahsettiğim burada tecavüzler,genç bireylere yapılan tacizler.
o dönemde herkesin birbirini kadılara ifşaladığını düşünürsek korkmadan fuckbuddysi olan varsa harbiden büyük insanmış derim.

bill wurzt

deer
müzik yapmayı seven ve bunu mesleğe dönüştürmek isteyen ama asıl ününü seslendirdiği/yaptığı videolardan kazanan bir youtuber abimiz.yaptığı kısa şarkılarında(30 saniyelik)bir olayı,bir eşyayı anlatmaktan hoşlanıyor.takip edilecek kanallar sıralamasında ilk 20'de kesinlikle vardır.(bkz:memeguy)

bu videosunda tüm dünya tarihini 20 dk içine sığdırmıştır.biraz ingilizceniz varsa 20 dk sizi ekrana kitlemesi kesindir.yemeğini,sigaranı belki damardan alacağın eroinini yanına alıp izlenmesi gereken videodur.(sadece japonyayı anlattığı bir videosu daha vardır)

ömer hayyam'ın rubaileri

deer
bazen kendime sorduğum sorulara ömer hayyam'ın rubailerinde denk gelirim.akıcı bir dille anlattığı rubailerinde 1000 yıl sonra bile yön gösterici/fikir verici olması nasıl bir adam olduğunu anlatmaya yeter de artar bile.

Dert içinde sevinci bul da yaşa;
Haksız düzende haklı ol da yaşa;
Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın,
Varından yoğundan kurtul da yaşa.

edit:imla

yolculuk uykusu

deer
sen tekli koltukta yamuk yumuk yatmaya çalışırken çiftli koltuktaki sevgilileri sarmaş dolaş yatarken görmek...her yolculuğum nedense bana yalnızlığı hatırlatıyor/hissettiriyor.

çomü sözlük

deer
normalde bir başlığa 2 entry hayatta girmem fakat önceki entryde yapmadığım tanımı bu entrye aktarmak istiyorum.

t:18 mart sözlüğün altyapısıdır.kalife elemanlar önce orada pişip kirinden,pasından arındıktan sonra toplu olarak 18 marta banlanarak geçiş yapmaktadırlar.
t2:18 martın yazar ayıklama süzgeci olmak dışında bir vasıfı olmayan sözlük.

allah ile papaz olmak

deer
geçen gece kesin olarak düşman olduk galiba.karşılıklı tartışmalarımızdan birisini yaşıyoruz yine.bir soru soruyorum bana kendi sesimde cevap veriyor falan.sinirlendim tabi gelmiş bana "sen adam mısın ki?" falan diyor ardından küfürleştik biraz.inişli çıkışlı bir ilişkimiz var ama seviyoruz birbirimizi.

uyku düzeni

deer
başlığı girerken kulaklarımda özkan uğurun "olduramadıııımmmm" diyişi çınladı bir anda.olduramadım ben bu düzeni arkadaşlar.sabah 7'de "napıyorum ben?" diye sormaktan yıldım gerçekten.dün akşam 11'de uyandım ve hala uyumadım uyku düzenimi toplamak için.24 saatlik akşam 11'de yatacağım bir "uyku düzeni toplama çalışması" yapıyorum anlık olarak.

edit: uyumaya karar verdim işte benim ne kadar kararlı bir insan olduğumu buradan anlayabilirsiniz.(ikizler)

weedli brownie

deer
dünyanın en garip uyuşturucu kombosu denilebilir.ot içmek tamam fakat bu illet öyle bir şeydir ki "yetti anam" dersiniz.yedikten sonra normal ot tepkileri verip acıkırsınız ve önünüzde yiyecek olarak yine bu brownie varsa...işte sıçtınız arkadaşlar.kafasından çıkmak için yemek yiyip dahada kafanızın yükseldiğini düşünün.bitmeyen bir rüyadasınız sanki acıktıkça yiyor,yedikçe acıkıyorsunuz.yapımı hakkında pek bilgim yok ama pahalı bir kombo olduğunu düşünüyorum.ben sadece kullanıcıyım,bilirsiniz ya .d

şarkı ve şarkıcı önerileri

deer
1 günde 2. öneri geliyor deer'den.azerice olan bu şarkımızda duygu değişikliği yaşamaktan "acaba yüksek miyim?" diyeceksiniz kendinize.son 25 dkdır dans ediyorum fakat bunu yaparken eski sevgilimi hatırlayıp hüzünleniyorum ama dans ettiğim için de mutluyum bir yandan.en son bukadar duygu değişikliğine 2004'te aldığım uyuşturucular yüzünden bar tuvaletinde geçirdiğim overdose sebep olmuştu(don't do drugs btw).nakarat kısmının weedli brownie hazzı verdiğini düşünmekteyim.



şarkı ve şarkıcı önerileri

deer
yine bir çocukluğuma götüren şarkı. green day ile tanışmam knight online oynayan teyzem sayesinde olmuştu 7 sene önce.ilk dinlediğim basket case şarkısıyla bana güzel anılar yaşatmış yeni aldığım mp3'üme ilk sıradan girmişti.bu şarkısı yine farksız bir şekilde aynı duyguları yaşatmış ve bilen yazarları eski günlerine götüreceğinden emin olduğum için bu başlığa bırakma ihtiyacı gördüm.

2 /