confessions

kafam bir milyon

Moderatör  · 28 Mayıs 2018 Pazartesi

  1. toplam giri 248
  2. takipçi 7
  3. puan 1647

yazarları ilişkiden soğutan şeyler

deer
basit.salak olması...
bir süre sonra zekanızın ürünü olan,ufuk açıcı cümlelerinizi bir çocuğun anlayacağı dilden yazmaya başlıyorsunuz karşıda ki kişi anlayabilsin diye.ilişkiyi devam ettirmek için umut verici nedenler aramaya başlıyorsunuz sonra.
"yüzü güzele 40 günde doyarsında,götü güzele 40 yılda doyamazsın"
diyip "günaydın aşkım" mesajını atıyorsunuz.

seviştikten sonra duş almamak

tuli
(bkz:midesizlik)

göte başa tükürük bulaşmış heryer terlemiş çarşaf bile nemlenmiş terden. bi gözünüzde canlandırın... 2 dakika soluklandıktan sonra en fazla 1 sigara içmelik vaktiniz var sonrasında duşa girmiyorsanız net bir hayvansınız. başka hiç bir açıklaması olmaz. salak salak araba çadır fantezileri övmeye hiç gerek yok tertemiz evinizde otelinizde sevişin sonra gidin serin bi duş alın götünüzü başınızı bi aklayın paklayın yazıktır günahtır sonra mantar oluyorsunuz frengi oluyorsunuz.

tekrar söylüyorum seksten sonra duş almayan hayvandır. hayvan oğlu hayvandır.

çomü itiraf

rainmaker
bir instagram sayfası/hesabı.

kendiyle ilgili tereddütleri olan, iki cümleyi bir araya getirmekten kaçınan, çünkü getirse bir sike am olamayacağını bilen (en azından bu kadarını becerebilen) insanların itiraflarıyla dolu ortalık orada.

örnek şu;
bugün (3 aralık 2018) seni ç3'te gördüm. alevli taşaklı bakıyordun, üstündeki kıyafetlerden sütyeninin rengini tam göremedim ama kazak şahaneydi, rengi bi kere çok hoşuma gitti, (tam burada bir kez olsun, nerden aldın acaba, ben de aynısından edinmeliyim, gibi bir itiraf ben görmedim abi.) dar pantolonun vücudundaki tüm kavisleri gösteriyordu ve o çizmelerin, ayak fetişim olduğundan mütevellit (bu kelimeyi cümle içerisinde nereye konuşlandıracağımı kestiremedim, umarım tutmuştur, bu beni çok havalı yapacak, kesin düşecek, mantığı mode on.) onları görmeme engel olmuştu ancak ben seni çok sevdim. uzun uzadıya bakıştık da üstelik, (bakıştın, kesin sana aşık sanki, böyle oluyor bu meseleler çünkü(!) hayır, sahiden bakıştın, git konuş, demi. ne bakıyon len filan de mesela. ama yok.) isminin bilmem ne olduğunu bildiğim, (bak şimdi :) şu şu fakültede okuyan sarışın kız, beğen de buluyum (bulmak) seni...

ya, kızın inciğini cinciğini bulmuşsun, adını sanını öğrenmişsin, git siktir konuş artık. yeter ya. şuraya şu ödleklerin itiraflarını artık koymayın ne olur... ne olur artık bunu yapmayın. nasıl bir sapıklıktır bu. bir tanesi, arkadan fotoğrafını çekmişti kızın, "admin, kız bu, bana ulaşsın," demişti. hiç upuzun anlatmaya gerek duymamış, adam direkt arkadan fotoğraf almıştı ya. bu tacizdi düpedüz. sonra şikayetler art arda gelince sayfa silmişti.

ama bu sayfa sayesinde, güzel şeyler de olmuyor değil; mesela kitap satanlar oluyor, bugün 5 parça kitap aldım, 5 liradan. oldukça mantıklı bir ticaretti sdfkjdsa öte yandan, ev arkadaşı arayanlar filan da çıkabiliyor, kimse evsiz kalmıyor; aptal saptal yurtların da bu vesileyle sonu geliyor.

bir bakıma, teşekkürler çomü itiraf, diyebiliriz.

edit: nasıl unuttuğumu hala anlayabilmiş değilim:
rumuz: beyaz boğazlı, kazaklı çocuk.
sdlfjsdflskfjsfa
şaka şaka.
o kimse, herkese yavşıyor ya da herkes beyaz boğazlı kazak giyiyor.
allah tüm beyaz boğazlı kazaklıların belasını verebilir bence.
bir mahsuru yok.

kavuşmak

hallumzade
uzun süre başka bir yerde bulunan, özlemi çekilen, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onunla yeniden görüşmek.
Bir nevi nefesinizi suyun altında uzun süre tutup, bir anda aldığınız andır. kavuşmak, mücadeledir. hayali bile yaşam enerjisi verir.

babanın söylediği unutulmayan sözler

soslupirana
Eski sevgilisinin ismini taşıyormuşum. Çok aşık olmuşmuş, ondan bir parça saklamak istemiş. Yıllar sonra tesadüfen babamın eski aşkıyla karşılaşırken öğreniyor annem bunu. Babamın durumu açıklarken gözleri dolmuştu. Hâlâ uhutamamıştı belli ki. Annemin kırık kalbine mi yanayım, babamın çaresizliğine mi? Ben kimin tarafını tutacaktım? Söyleyebildiği tek şey olmuştu bana çıkıp giderken
"özür dilerim."

çomü sözlük

deer
normalde bir başlığa 2 entry hayatta girmem fakat önceki entryde yapmadığım tanımı bu entrye aktarmak istiyorum.

t:18 mart sözlüğün altyapısıdır.kalife elemanlar önce orada pişip kirinden,pasından arındıktan sonra toplu olarak 18 marta banlanarak geçiş yapmaktadırlar.
t2:18 martın yazar ayıklama süzgeci olmak dışında bir vasıfı olmayan sözlük.

tuvalette siyasi tartışma

deer
Çanakkale otogar tuvaletinde şahit olduğum olaydır. Hepiniz tuvalette olacak bir siyasi tartışmanın absürt olmadığını düşüneceksiniz eminim ki. Fakat olayın absürt olan kısmı bunun tuvalet kabininin içindeki sunta duvarlara yazılarak yapılması.olayları kendim size aktarırsam tahminimce 3 kişi arasında geçiyor konuşma

1.kişi "şu hale şu tuvalete bak amınakoyayım şu memlekette hiç mi bir şey gelişmez devlete yedirdiğimiz paralar nereye gidiyor?(ayrıca kişi 1980 de buraya geldiğini yazısında belirtmiştir) "

2.kişi"hassiktir amınakoduğum seni 80de gelmiş 10 sene önce burası köydü köy amınakoduğumun oğlu görmüyosunuz gelişmeyi boş laf yapıyorsunuz.her bokta akpyi eleştirmeyi bırakın artık orospu çocukları"

3.kişi "akpye oy veren arkadaş asıl boş yapıyor anasını siktiğim amınakoydunuz ülkenin lan ipneler adam haklı konuşuyor"

Bonus kişi "hepinizi sikim" diyerek konuşmaya son noktayı koymuştur bence. Bu olaylar erkek tuvaletinin sağdan 2.kabinde tam olarak sağ duvarında yaşanmaktadır. Ağır bir dille yazılmış bu tartışmayı işerken okumak gerçekten insana ayrı bir huzur, neşe katıyor.insanların tuvaletleri sadece boşaltım amacıyla değilde bilgi alışverişi yapacakları bir platform olarakta kullanmaları gerçekten ülkenin gelişmişlik seviyesinin ne kadar yukarılarda olduğunu gösteriyor. (anlattığım konuşmalar aklımda kalan kısımlarıdır.daha değişik küfürler edilmiş olabilir hepsini okuyamadım)

planotik aşkın aşırı umut verici hareketleri

1984
Üni birdeyim o zaman. Orta anadolunun kıraç topraklarından çanakkaleye yeni gelmişim. O zaman sınıftan bir kıza hafif meyil etmeye başladım. Ama aşk mı onu da bilmiyorum. Ama bişeyler oluyor işte. Güzel bir kız değildi. Ama gözleri hep hüzünlü bakardı. Sanki yardım ister gibi hep. Velhasıl kelam gün geçti ay geçti. Sınıfta bir muhabbet oluyor ben onun her dediklerinden kendime pay çıkarıyorum. Yada facede paylaştığı (o zaman insta twitter yeni tabi) her şeyde her şarkıda kendime bir anlam buluyorum. Bir gün açıldım ona. Beni hala severmi diye bekliyorum ama. Çünkü net cevapları yoktu hala. Bir süre sonra baktım ki arkadaşkarımla konuşurken bile onu arıyorum. Her muhabbetimin sonu ona bağlanıyor. Bir gece yeni kordandayız. İçiyoruz. Hayatımın en berbat ve en güzel gecesi. Omzumda ağlaya ağlaya bana bir başkasını sevdiğini söyledi. Ya ben dedim. Ya ben. Ya iyi birisisin ama seni sevmiyorum dedi. Neden dedim. Anlattım. Dedi sen kafanda neler kurmuşsun. Dedi onlara yanlış anlamlar yüklemişsin. İşte böyle
Yıllar sonra psikolojik danışma kuramları dersinde beck in bilişsel terapisine çalışıyorum. Ve olan oldu. Beck in bilişsel çarpıtmalarını gördüm. Başımdan kaynar sular döküldü. O gün anladım. Aslında o bana yönelik bir şey yapmamış. Ben gerçeği çarpıtmışım. Beni aldı bir hüzün. O güne kadar hala beni sever mi diye bekledim. O gün tüm yaşadıklarımızı gözden geçirdim. Sıkıntı bu ya. Yaşadıklarımız değil yaşadıklarımmış. Söz bu ya işte böyle. Ne zaman bir kadınına meil etsem hemen açarım beck in kitabını bilişsel çelişkilere göre değerlendiririm. Neyse olay bu gençler. Aşkın en güzeli kendi zihninizde yaşadığınız. Yalan olduğunu bile bile. Bu nedenle umut verici hareket yoktur umut verici algı vardır

ikizler burcu

deer
Hakkımızda şerefsiz denildi, haysiyetsiz,sırtından vurur dediler bizlere. Eyyyy ahali kendinize gelin kendinize(lafım tüm dünyaya) ikizleri dışarıdan anlayabilecek adam daha anasının karnından doğmadı arkadaşlar ben bile anlayamıyorum kendimi.kıvrak zekamızla hepinize pusu kurarız ayık olun.

uzak mesafe ilişkisi

hallumzade
görmeden sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi öğreten durum. makamları yüksek olur sıradan aşklardan. Gerçekten gönül koyulmuşsa mesafelerin anlamını yitirdiği andır. Ona olan sevginizin gücü ile adeta yanınızda gibi hissedersiniz. Kolay kolay tartışmazsınız, kavga edip küsmezsiniz. Emek etmenin en güzel halidir. Bu nedenle kutsaldır o aşk. Kavuşması hayali cennetle eş değerdir. Mesafelere dayanma gücü aynı zamanda hayatla dimdik mücadele etmenizi sağlar. Yıkılmazsınız çünkü sevdiğinizi bekliyorsunuzdur. O gelince dünyadaki bütün kötü yorucu günlerin biteceğini bilirsiniz. Dayanması her ne kadar zor olsa da ilşkinin temeli kıymet bilerek oturur. Sevdiğini bekleyenlerin en kısa zamanda kavuşması dileğiyle..

çevresi geniş insan

hallumzade
yolda yürürken 100 metre'yi 15 dk da ancak alabilen insandır.
sağdan vay kardeşim kankacım, soldan ooo hallumzadem canım cicim derken itibarınız ve işinizin gerektirdiği hatrı sayılır insanlarla iletişimi koparmamak için katlandığınız durumlar bütünüdür. Sıkıcı tarafı olabilir ama her şeye rahat ulaşmanız kolaydır.

yazarların kullandığı ilk telefon markası

hallumzade
Nokia 6300 ilk piyasaya çıktığında 650 ytl olan fakat kısa süre içerisinde 350 ytl ye sıfırını bulunabilecek kadar düşen, şarjı az giden, çizilebilir bir kasaya sahip, estetik yapılı üründür. Okula telefon getirmenin yasak olduğu dönemde okula götürdüğüm efsane telefondur. Bütün arkadaşlarımın sevgilileriyle mesajlaştığı minik telefonum :) hala başucumdaki çekmecemde durur.

bir kadının en öpülesi yeri

freudunyancisi
Dişi yeşil su samurlarına özel bir bölge olan klick noktasıdır.
Öncelikle Yeşil su samurunu rahat hissedebileceği bir ortama alıyoruz. Sonrasında Burnumuzu tazecik tüylerinin arasından geçirip paradise'a ulaşmaya Çalışıyoruz. Bu esnada bedensel tepkileriyle sizi yönlendiren su samurunun isteklerine de cevap vermeyi ihmal etmiyoruz. Uzun uğraşlar sonucu ulaştığımız bu noktaya ufacık bir buse konduruyoruz. Sonra da kafamızı su samurunun göbek deliğine yerleştirerek çıkardığı garip sesler eşliğinde derin bir uykuya dalıyoruz.

özel sektör

hallumzade
iş saatlerinin ve çalışma koşullarının adaletsiz olduğu sektördür. açlıktan ölmeme garantisini, can sıkıntısından ölme garantisiyle aldığımız bu dünya batsın şeklinde isyan ettirendir. kpss'ye olan yığılmanın ana nedenidir. genellikle sosyal haklarda kısıtlamalar yaşanır. Resmi tatiller olabildiğince kısadır ve bazen resmi tatillerde dahi çalışırsınız. kendinizi kanıtladıkça yöneticinizin sizden daha fazlasını istemesi sonucu anlık ''ben neden yaşıyorum'' düşüncesi ile boğuşursunuz. ara sıra isyan edilse de iyi ki çalışıyorum diyerek kendi kendinizi motive eder yolunuza devam edersiniz.

kitap okumak

1984
bazen okulda bazı kitapları zorunlu tutuyorlar. O kitapları okumak o kadar zor geliyor ki. Ama kendi isteğimle okumak istediğim kitaplar ise öyle keyifli okunuyor ki. Sanırım bizim milletimizde de aynı sorun var. Herkes onlara kitap oku kitap oku diyor ama milletimiz okumuyor. Neden? çünkü insanımızın içinden gelmiyor. En basitinden evladına kitap oku diyen ana babalar tüm gece tv izliyor. Hadi gelin çocuk okusun. Sözden çok eylem gerek bize. Emir cümlesinden çok iyi modeller gerek bize. bu durum ne yazık ki her yerde böyle. Oğluna yalan söyleme diye öğüt veren adamın 5 dk. sonra yalan söylemesi gibi. Her şey sözde bizde. Bu nedenle kitap okumak ülkemizde söylemde kalan eylemlerdendir.

kitap okumak

camasirlik
Evet kitap okumak iyi güzel ama gel gör ki kitap fiyatlarına yetişemiyoruz ki bu nedir?Kütüphaneden alıp okuyabilirsin diyebilirsiniz ama ben kendi kitaplığım olsun ilerde çocuklarıma bırakabileceğim bir kütüphanem olsun istiyorum lakin bu gidişle komple bursumla 2 kitap anca alabilirim gibi.

sigmund freud

hallumzade
hiç şüphesiz kader, seni hastalıklarından kurtarmayı benden daha kolay yapacaktır. ama, senin histerik acılarını ikimizin ortak umutsuzluğuna dönüştürebilirsem bu işten kazançlı çıktığına sen de kendini inandırabileceksin" diyerek kafamı karıştıran kişilik ayrıca kırmızı başlıklı kız masalını incelemesi de oldukça ilginçtir.

dönere turşu girmesi sorunsalı

tuli
Bazı gastronomik seçimler vardır sizi karar verdiğiniz anda midesiz bir taşra insanına çevirir. Dönere giren ince salatlık turşusu da aynı şekildedir. Dürüm-Döner gibi lezzetli ve gömülesi bir şeyi turşu gibi ağır derecede baskın ve aşırı tuzlu birşeyle mahfetmek hiç bir mideye sığmaz. Daha betleri de var tabi

(bkz:kumpire kısır koydurtan insan)
(bkz:lahmacuna adana sarmak)
(bkz:reçel ve peynir uyumu)
(bkz:pilava ketçap sıkmak)
(bkz:makarnaya şeker dökmek)
(bkz:kıymalı börekle güne başlamak)
(bkz:laz böreği)
(bkz:kürt böreği)

Ve final boss

(bkz:soğanlı menemen)

türk kahvesi

hallumzade
ne kadar yavaş pişirilirse tadı o kadar yoğun ve güzel olur. bunun için ocak ateşinde değilde; sönmeye yüz tutmuş ama hala için için yanan odun ateşinde pişirmek daha çok lezzet katar. Günde 1,2,3,4 derken 9 bardağa kadar durumu abarttığımız günler de oluyor elbette. Hem kahve fincanı da neymiş? Süvari candır. Yoksa su bardağıyla bile içebiliriz. Yalnızlığınıza eşlik eden bir dost olur bazen. Kalabalık ortamda da daha keyifli sohbet etmenize vesile olur. Bu nedenle kahve iyi ki var. Kahveleri sevin

eğitim fakültesindeki kızlar gusül abdestimizi bozuyor

anoktask
Eğitimin şekerpınar'a taşınması ile ilahiyat erkeklerinin yaydığı söylenti. Evet evet 21.yy'da, sene 2018'de, Çanakkale'nin göbeğinde yaşanıyor bu. İki bacak görünce abdestini tutamayan şerefsizleri din adamı yapıyorlar başımıza. Dertleri tasaları kadın örtünsün, evinde otursun, biz elimiz uçkurumuzda gezelim, dağı taşı sikelim kimse ses etmesin.

2 otun anatomisi

admin
Merhabalar...

Bundan yaklaşık bir yıl önce kurulmasında büyük rol oynadığım ve ismini kendim verdiğim çomü sözlükten aylar önce ihraç edildim. İhraç edilme nedenlerimi bir bir sıralamak elbette ki isterim lakin onlar bu gönderiyi kaç dakika da kaldıracaklar çok merak ediyorum, izleyip görelim. (Ne yaparlarsa yapsınlar 18 Mart Sözlükte ilelebet kalacak.)

Biraz kabaca görev dağılımdan bahsedecek olursak lotus reklamlar ile ilgilenecek, ben site için web destek ve ilişkilerden sorumluydum ve üçüncü ortağımız sadece bizden bir şey öğreniyor ve yardımcı olmak için elinden geleni yapıyordu.

Başlangıçta üç ortak kurduğumuz bir web sitenin zamanla suistimal edilmesinden rahatsızlık duyarak bazı uyarmalarda bulundum fakat beni lotus hiç dinlemedi. Fasılcıyla beraber bilgilerinizi paylaşıp kızları yemleme düşürme mod yapıp yakınlaşma gibi çirkin şeylere girişmeye başladılar. Hatta emin olun o gün o modlarla toplandığımız yere gelmediği için kudurmuştur.

Başlarda seçilen modlar tamamiyle yetenek, yaş, bilgi ve sözlüğümüze olan ilgilerine göre seçilmişti. (Çünkü ben vardım.)
Sonradan durum ilginç bir hal almaya başladı. BÜYÜME HIRSI.

Para kazanma arzusuyla yanıp tutuşan lotus adeta aylar geçtikçe reklamlar, youtube planları, belediye ile konuşma, yardım isteme hatta ve hatta neredeyse bağış bile toplayacak haldeydi.

Malum okuyorduk ben ve angutkuşu. Bizim için önemli olan okuldu. Ve her zaman dediğim gibi ben bu siteyi para kazanmak için açmadım. Bir yol çizeceğim aşikardı ama önce bir kitle oluşmalıydı. Sabır etmek yerine daha nasıl büyüyebiliriz adı altında öyle vizyonsuz fikirleri vardı ki size anlatmak isterim.
“Bir söylenti yayalım sitemiz de yakışıklı erkekler güzel kızlar var. Nasıl başarabiliriz.”
“Sitemize girenlerin kız bulabileceği imajını vermeliyiz.”
“Bence bir zıt hesap açalım herkese giydirsin ortalığı karıştırsın.”
“Cinsel içerikli açılan başlıklar ve bunun geceleri sosyal medya üzerinden paylaşılması”
Gibi şeyler ve ben çoğunu unuttum.

Tabi bu esnada eve gelen fasılcının bu konulara daha çok destek vermesiyle zirveye oynamak isteyen lotus beyimiz hülyalara dalıyor adeta fit fit - arş arş göğe yükseliyordu.

Yaptıkları benim ilgim dahilinde olmadığı için bu konulardan uzak durdum. Uyarılarım artık lotusu durduramıyordu. Ağzına bu site için kavga edersek çok gülerim abi gibi kelimeler takılmıştı bile. Nefaseti yerinde bir kul kendisi önceden haberdar olmuş olabilir. Bilemiyorum.

Tek başına kurallar koymaya bir şey yapmadığımızı iddia ederek isyan başlangıcına girişen lotus beyimiz Twitter üzerinden yapılan çoklu hesaplarla paylaşım ve reklam yüzünden kendini patron sanıp aramızda ki ilişkinin saygınlığını yitirmeyi başarmıştır. Tabi bu süreç şöyle işlemekteydi; google reklamlarının bize uyarı maillerine rağmen dikkate almadan “deck” dediğimiz Twitter da çoklu hesaplardan reklam yapmaya devam ediyor. Abi bu gidişle zengin olacağız gibi hayallere kapılıyor en çokta fasılcı mutlu oluyordu.

Tabi uyarıları dikkate almadığımız için google bizi bu sefer desteğinden çekmişti. Şimdi size soruyorum. Yavaş büyümesini istediğiniz ve para beklemediğiniz sitenizde bu kadar olay yaşamanız gülünç değil mi?
Çok değil arkadaşlar bu site 500tl ye kuruldu. Gözünüzde büyütmeyin yani.

Googleden haberi kendisi değil ben şans eseri mail kutusunu dolaşırken görüyorum. Durumdan haberdar değilim ve ben ortağım?
Fasılcı biliyor ben bilmiyorum?
Ve bu maile cevap yazılmış benim haberim yok.

Şimdi arkadaşlar iddia makamı olarak arkadaşa bu soruyu yönelttiğimde aldığım cevap şu;
Siz site ile ilgilenmiyorsunuz. Her şeyi ben yapıyorum. Hayatımı bu siteye adadım?
Neeee..!!

Mark Zuckerberg?
Sedat Kapanoğlu?
Serkan İnci?

Tabi ki benim için sevindirici haber google reklamlarını kandırmaya yönelik yaptığımız bu hareketten dolayı para cezası almamış olmamızdı. Eminim öyle bir şey olsaydı site onun adına olduğu için 5bin dolardan başlayan tazminatlara kadar para cezası kesilebilirdi. Yönetmeliği okumamıştı, bilmiyordu. Telkinlere rağmen patron oydu. Eminim para cezası olsaydı en büyük üç ortak biz olurduk.

Bu sinirlendiğim bir konu olduğu için kendimi ilk defa tutamayıp benim evimde kalan sadece kira ve fatura ödeyip yemeklerimize çöreklenen birinin bu denli değişeceğini aklım almıyordu. Yargı önünde ölüm tehditi sayılan benin ona “canını alacağım” gibi sinirden yazdığım bir kaç cümlemden dolayı arkadaş beni şikayet etti.

Evde duran kirli eşyalarını kokmuş odasından almasına izin vermediğimi iddia ederek ve üstüne sitenin kendisinin olduğunu söyleyip gözümüzün içine baka baka bunlar bana para falan vermedi diyen lotus' tan bahsediyorum.

“Eve gelip bize parayı ödemesi koşulunda bıraktığı modemine de çok ağlamıştır.” Onu da teminat için evde tutuyorduk. Sonuçta kendi ağzından hakkımızı ödeyeceğini söylemişti.

Adli konu apayrı bir pencere ben size sözlükten ayrılışımın sebebini anlatıyorum ve kimin sitesinde olduğunuzu bilin diye yazıyorum.

Okul hocaları ve okul arkadaşlarımın lotus' u hırsız bilmesi benim için yeterli bir adalettir.

Eminim ki şu an modların çoğu kız en fazla bir erkek vardır fasılcı ve lotus hariç. :))((:

Neyse konuyu bağlamak gerekirse. Site kurma düşüncem zerre aklımda yoktu. Benim diğer siteden olan yeni arkadaşlıklarım ve kendi çevrem bir site kurmak istediler. Bunun benim aracılığımla olmasını teklif ettiler. Teklif edenler;

Tuli
1984
Horizon
Victoria
khaleesi
AnoktaSk
çamaşırlık
Angutkuşu
Hatununbiri
Yalnızlığı sek içen dayı

Ve özür dileyerek hatırlayamadığım bir sürü arkadaşım...


Gibi eski modlar ve yazarlardı. Bir çoğu arkadaşım sıfatındaydı. Aralarında dostlarım da vardı.

Kolay bir istekti benim için ve bu güzel insanların hiç sessiz kalıp susturulmasından yana değildim. O yüzden siteyi açıp kendi kurallarımızı kendimiz koyduğumuz yepyeni bir başlangıçla devam ediyoruz.

Üye sayısı, büyüme hırsı, para gibi konuları olmayan yalın sade kendini iyi hisseden insanların burada kafası gönlü rahat bir şekilde yazdığı adaletli bir mecrada dil döktükleri ve gezdikleri site olduk.

Mutluyuz.
Hevesliyiz.
Hırslıyız.

Bitirmem gerekirse;

Olaylara çok aşina olmayanlar adına bunları dilerseniz her mecrada tek tek şahitlerle anlatabilir ve yazabilirim.

MaCe
18 Mart Sözlük


______________________________________

Edit istek üzerine;

Dava konusunu yanlış bilenler için bende anlatmak isterim.

Karşılıklı olarak suç duyurusunda bulunduğumuz doğrudur. Fakat arkadaş ifade verirken titrediği için ifadesinde “beni tehdit ediyor” diye değiştirmiştir. Suç güveni kötüye kullanmadan dava açılmıştır. Konunun siteyle gram ilgisi yoktur. Site için biz ayrı bir dava açmadık. Başkasını ağlatan bir şeyin bizi güldürmesi mümkün değildir. Biz tekrar söylüyorum iddiasını tersini sunduk. Site ile ilgili açtığımız bir davamız yok. Savcının değerlendirmesi whatsapp konuşmasında ki ölüm tehditidir. Site konusu savcı açısından ve arabulucu aracılığıyla gündeme dahi gelmemiştir. Lotusun ölüm tehdit bedeli 450 TL dir. Fiyatı bellidir.

Ben ve angutkuşu mağdur olmasın diye konuyu mahkemeye taşımadım. Çünkü o bir eğitimci ve biliyorsunuzdur ki sıkıntı olabilir. Ödediğim bir para vardır doğrudur fakat bu ölüm tehditinin bedelidir. Kimse bildiği gibi yargılamasın. Arabulucu sicilimiz konusunda titiz kalmamız için bize öğütlerde bulunmuştur. Ben angutkuşu için benim yaptığım bir şey yüzünden sorumlu olmasın diye konu yargıya taşınmadan kapatılmıştır.