yolculuk uykusu

kafam bir milyon
bölük börçük uykudur. tam kafanı yaslar dalarsın. ''su ister misiniz?'' sesiyle uyanırsın. tekrar dalarsın. ani dönüşlere girilen yolda sarsılır uyanırsın. ölüm gibi ölüm. bu yüzden yolculukta uyumamayı tercih edenlerdenim.
deer
sen tekli koltukta yamuk yumuk yatmaya çalışırken çiftli koltuktaki sevgilileri sarmaş dolaş yatarken görmek...her yolculuğum nedense bana yalnızlığı hatırlatıyor/hissettiriyor.
18martsozluk
- 3 ayran (20cl)
- 1 kas gevşetici (tablet)
- geceye doğru sıcak çorba (mercimek, ezogelin)
- sigara
- çay
- yakıt ikmali
- otogar durakları (10dakikalık esaret)
- molalar
- şirket ikramı
- horlayanlar (dayı, teyze, abi, abla)
- bebek ağlaması
- durak dışı indi-bindi

Yukarıdakilerden arta kalan zamanlarda uyumaya çalıştığım ama berbat ötesi bel ağrımdan bir türlü uyuyamadığım yolculuk.

Şoför amcaya güvenmem zaten 4-5 saatimi alıyor. Reaksiyona göre uyuyabiliyorum.

Adana - Hatay yolu neredeyse 75-80 km dümdüz. Kaptanın uyuma olasılığı düz yolun uzunluğu kadar artıyor. En çok orada uyanır, şoförü izlerim. Bir şoför uyandırmışlığım vardır. Kısacası o yolculuk uykusu değil cehennem benim için.