zaman

18martsozluk
1. [isim] Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit
"Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım." (Ömer Seyfettin)
"Nihayet yalnız kaldığım bir zamanı avlayarak yanıma yaklaşıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
"Kaybolmuş şeyleri bulurum ama sen zamanı geçirmişsin, saatini bulamadım." (Abdülhak Şinasi Hisar)
2. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit
"Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir." (Atilla İlhan)
3. Belirlenmiş olan an
4. Çağ, mevsim
"Gül zamanı. Çocukluk zamanı."
5. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit
6. Dönem, devir
"Eski müdür zamanında hayli şımarmış olan bu miskin ve ukala herifi sepetledi." (Haldun Taner)
7. Bir süre ile ilgili durum ve şartlar
"Sigarasını efkârlı olduğu zamanlar yaptığı gibi sık nefeslerle çabuk çabuk içiyordu." (Haldun Taner)
8. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram
9. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı
"Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir."
10. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri
bu başlıktaki tüm girileri gör