23 mayıs 2019 ekonomide ivme paketi açıklaması

hallumzade
ilkokul mezunlarının sahte üniversite diplomalarıyla ekonomi hakkında konuştuğu bu ortamda hiçbir işe yaramayacak kurtarma politikasıdır. paket açıklaması şu; yıl sonuna kadar 30 milyar tl'lik kredi hacmi oluşturulacak. krediler üç temel sektöre verilecek. hammadde, ara mal ithalatı, makine ve teçhizat yatırımları, tarım sektörü. faiz oranları enflasyona bağlı olacak. bu kadar. ben bu cevabı sınavda yazsam hoca 10 puanlık soruya 1 bile vermez.

bir ilişkinin en büyük çıkmazı

you can call me root
Önce tanım gireyim, kimsenin kalbi kırılmasın.

Tanım: Fark edildiğinde bazı radikal kararlar alınması gereken; alınan kararların, bahsi geçen "ilişkinin geleceği için mi?" yoksa "ilişkinin geri kalan ömrü için mi?" sorularından sadece birine yanıt verebilecek kararlar olduğu karanlık dönem.

ben daha önce birine "seni seviyorum" dedim. hem de onlarca kez. ama kendi kendime, ilk kez, "evet, ben bu insanı seviyorum" diyeli yaklaşık 3.5 yıl geçti. Keza karşılıklıydı bu sevgi. Daha önce de ilişkilerim oldu tabii... Fuckbuddy de diyebilirsin, belki onlarca one night stand. Ama bu özeldi. Bu kez özeldi. Bu, benim ilk duygusal ilişkim olacaktı. nitekim, oldu da...

Duygusal bir ilişkiye, iki kişinin birbirlerine olan sevgisi ile başlanırmış. O an öğrendim. Güzeldi başlarda. Aslında sonlarda da güzeldi. Ama yanlış giden bir şeyler vardı sanki. Dediğim gibi, iki kişinin birbirlerine olan sevgisi; duygusal bir ilişkinin ilk adımıydı.

Daha sonra, ilişki içindeyken, kişiler birbirlerini daha iyi tanımaya başlarlar, öyle değil mi? Dinlediğiniz şarkılar, müzik türleri, bir şekilde harmanlanmaya başlar onunla. Dün Oscar & The Wolf - Joaquim dinlerken; bir bakmışsınız, bugün Yıldız Tilbe - Vazgeçtim şarkısını ezbere biliyorsunuz. Yanlış mıyım?

Birbirlerinizden, daha önce hiç izlemediğiniz filmler duymaya başlarsınız. Aslında daha önce izlediğiniz bir filmi; onun için, bir de onunlayken izlemek istersiniz. Aynını o da yapar...

Daha önce adını sanını duymadığınız bir yazarın kitabını okumaya başlarsınız. Sırf, o önerdi diye. Romanın kapağını sevmemiş olsanız bile, sırf o önerdi diye. Kurşun kalemle altını çizecek bir cümle bulamayacağınıza inansanız bile, sırf o önerdi diye. O türe ilgi duymasanız bile, sırf "o" önerdi diye...

İlgi alanlarınız mesela. Siz AVM'de alışveriş yapmaktan keyif alabiliyor olabilirsiniz; oysa şehirden uzak bir göl kenarına çadır atmayı. Şikayet de etseniz, önyargılarınız da olsa, bir gün kendinizi Kemerdere'de bulabilirsiniz. Oysa, kendini Zara'da, üstünüzde hangi tişörtün daha iyi görünebileceği hakkında karar vermeye çalışırken bulabilir.

İşin belki de en ilginç yanı, bunları yaparken zevk alıyor olmanızdır. Onun zoruyla değil de, "onunla birlikte" yapabileceğiniz şeyler listesini daha da genişletmek için, kendi isteğinizle gerçekleşen bir şeydir bu. Tüm bunları yaptıkça; daha mutlu hissetmeye ve hissettirmeye, etraftaki kaostan bir süre de olsa uzaklaşmaya ve uzaklaştırmaya başlarsınız.

Söylesene sözlük, müthiş bir güç değil midir bu? Peki bu, yani bu başlık, "bir ilişkinin en büyük çıkmazı" diye tabir ettiğimiz durum; bir güç zehirlenmesinin başlangıcı olabilir mi?

Fark etmemiş olabilirsiniz; sadece ilişkinin başında "sevgi"den ya da "birini seviyor olmak"tan bahsettim. Bu aşamadan sonra sevgiden bahsedemedim. Ama bu sevgi yok olmadı. Peki ne oldu o sevgiye? Ne oldu da bahsi geçmedi bu varsayımsal ilişki süresince?

Doğdun, yürümeyi öğrendin, konuşmayı öğrendin, tuvalet alışkanlığı edindin, yemeğini kendi başına yemeye başladın, okula gittin, mezun oldun, sonra tekrar okula gittin, ondan da mezun oldun, hayatla tanıştın (bu belki de daha erken oldu), sana üniversite mezunu olursan tanıştığın bu hayatta kalabileceğin söylendi, dayatıldı, zorlandı, iyi kötü bir üniversiteye yerleştirildin ve doğduğundan beri ilk kez birine "seni seviyorum" derken, bunu gerçekten hissettiğini fark ettin.

İlişkiye onu severek başladın ve onunla yeni alışkanlıklar yaratmaya çabaladın. Başardın da. Onun müzik zevkini sevmeye, onun kitap zevkini anlamaya, onun ilgi alanlarına yönelmeye çabaladın. Başardın da. O da bunu başardı.

İşte tam da burası sözlük, işte "bir ilişkinin en büyük çıkmazı" tam olarak burası. Siz, onunla birlikte yarattığınız alışkanlıkları sevmeye başlarken; birbirinize olan sevginizin azaldığını fark edemediniz. Bu alışkanlıklar listesine, her bir yenisini eklemeye çalıştığınızda; eklediğiniz şeyin, birbirinize olan sevginizden küçücük de olsa bir parça olduğunu fark edemediniz.

Siz, artık onu değil; onunla birlikte yarattığınız alışkanlıkları sevmeye başladınız bayanlar baylar.

Başta küçük gibi görünen o alışkanlıklar, kartopu etkisi altında kaldı ve dev bir çığa dönüştü. Sizse, bu alışkanlıkların illüzyonunda; kendinizi, ilişkinizi, seçtiğiniz yolları, geçirdiğiniz ortak zamanları... Tüm bunları gün geçtikçe sevmeye başladınız. Lütfen, düzeltmeme izin verin; bu kötü değil, tam tersi harika bir duygu. Zaten tüm senaryo tam da burada başlıyor ya...

Üzülerek söylüyorum, tüm bu müthiş senaryo yaşanırken, birbirinize olan sevginizin azaldığını (belki de bittiğini) fark edemediniz. Edemedik. Ama alışkanlıklarımızın bağımlısı olmuştuk, nasıl bilebilirdik ki?

Kaçınız, bir günde içtiği sigaraların adedini biliyor ki? Bunu her gün bu sayıyı not edip, kontrol edebilen -hadi kontrol etmeyi geçtim- sabit tutabilen var mı ki, cidden?

Tanımda da söylediğim gibi; bu durumun fark edildiği an, artık bazı radikal kararların alınması gerektiği andır. "İlişkinin geleceği için mi" yoksa "İlişkinin geri kalan ömrü için mi" sorularından sadece birine yanıt olacak, radikal kararlar...

Ben, o günün geleceğini bile bile geriye doğru saymak istemedim sözlük. Ama aynı zamanda birbirimize olan sevgimizi semiren, birlikte yarattığımız alışkanlıkları da sevmek istemiyordum.

Ben ayrılmak zorunda kaldım. Ona olan sevgim bitsin istemedim. Hayatımda ilk kez, hissederek, "seviyorum" diyebildiğim birinden; az da olsa kalan sevgim bitmeden, onu sonsuza kadar sevebilmek için ayrıldım.

Neyim ben sözlük, söylesene...

dövme

martayi
Yaptırması iyidir hoştur da aradan bi 10 sene geçince ve sildirmek istediğinizde başınıza dert olabilir. Özellikle resmi kurumlara girecekseniz sildirmeniz elzem olur ( Tabii görünür bir yerde ise ) bu nedenle lazer, peeling ve dövme silme kremleri kullanılmaktadır

sözlüğün sessiz kalması

rastafari
sn. yazar ragnar, siz hiç bomboş bir parkta tek başınıza salıncakta sallanırken eğlendiniz mi? ben eğlenmedim. bu sebepten mütevellit sözlüğe girmiyorum.
bir yandan agno yükseltip sınıfı geçmeyi de hedef bellemiş bulunuyorum. elinizde fizik 2 notu varsa yeşillendirin, lol.

sözlüğün sessiz kalması

ragnar
Yazarlarımızın fikirlerine, yaptıklarına ve yazmadıkları her bir günü sakin bir şekilde gözlemlediğim bu dönemde sözlüğümüzün yazarlarının yaşadığı psikolojik sorunları merak etmekteyim.. böyle bir sessizliğin açıklaması ne olabilir ki?!

yedi ölümcül günah

mediocregenius
katolik kilisesi tarafından özenle seçilerek insanın kaçınması gereken en büyük günahlara verilen isim, başlık.

lust = şehvet
gluttony = oburluk
greed = açgözlülük
sloth = tembellik
wrath = öfke, gazap
envy = kıskançlık, haset, imrenme
pride =gurur, kibir

hristiyan mitolojisinde ise (özellikle 14. yüz yılda ki lollard reform hareketini başlatan john wyclif'in bu 7 günaha, şeytanları sınıflandırmak adına birer şeytan ataması) cehennemin 7 prensi/kralı/komutanı bu günahlara atfedilmiş karakteristik özellikleri olduğu varsayılmıştır.

john wyclif versiyonu;

lucifer = pride
beelzebub = envy
satan/sathanas = wrath
abaddon = sloth
mammon = greed
belphegor = gluttony
asmodeus = lust